YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19976
KARAR NO : 2013/4315
KARAR TARİHİ : 11.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, aracını satmak için gazeteye ilan verdiği, telefonla ulaşan müştekiye kendisinin emekli öğretmen olduğunu söylediği, 8.000. TL fiyata satmakta anlaştıkları, kaparo olarak verdiği banka hesap numarasına müştekinin 01/05/2007 de 300. ve 02/05/2007 tarihinde 600. TL olmak üzere 900. TL para yatırdığı, sanığın parayı çektiği, müştekiye Ankara’da buluşup aracın kaydını verme sözü verdiği halde hastam var, cenazem var diye oyalayıp sonra da ortadan kaybolması şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda,
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak,
1-)Sanığın gazeteye verdiği ilanın sadece şikayetçiye ulaşmasına yardımcı olduğu, hileli hareketlerin gerçekleştirilmesi ve şikayetçinin aldatılmasında bir kolaylık sağlamadığı cihetle; eyleminin 5237 Sayılı TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden “basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunun kabulü ile TCK’nın 158/1-g maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Kabule göre de,
2-)Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
3-TCK’nın 43/1 maddesi hükmü karşısında, koşulları bulunmadığı halde sanığın araç satışına kaparo olarak aldığı kabul edilen 900. TL’yi katılanın iki defada yatırdığı kabulü ile tayin edilen cezanın 43. madde uyarınca artırılması suretiyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/03/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.