YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10507
KARAR NO : 2012/11268
KARAR TARİHİ : 26.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yaptığı sözleşme ile tellallık hizmeti verdiğini, davalının 8.8.2009 tarihli gayrimenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesine aykırı davrandığını ve komisyon bedelini ödemediğini, tahsili için yapılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının hiç bir hizmet vermediğini , taşınmazı bizzat kendisinin satın aldığını ileri sürerek davanın davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile itirazın iptali ile % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm; davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı komisyon bedelinin tahsili için yaptığı icra takibinde, 6.600.000 dolar satış bedeli üzerinden % 3 hizmet bedeli ile KDv’si ve işlemiş faizi üzerinden talepte bulunmuş ve dayanak olarak 8.8.2008 tarihli gayrimenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesini bildirmiştir. Davalı ise, sözleşmedeki 2. Bölümün el yazısı ile sonradan ilave edildiğini, karşısında bir parafının bulunmadığını ve ayrıca
2011/10507-2012/11268
sözleşmedeki satış bedeli ile icra takibindeki satış bedelinin de birbirini tutmadığını bu nedenle davacının hiç bir hizmet vermediğini savunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davalıya tellallık hizmeti verip vermediği taraflar arasındaki sözleşmenin boş olarak imzalanıp sonradan doldurulup doldurmadığı konusundadır.
Davacı ve davalının imzasını taşıyan 8.8.2008 tarihli ” gayrimenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesi ” başlıklı belgenin incelenmesinde; 1 nolu sıradaki gayrimenkul adresi, satış bedeli ibarelerinin yazılı olduğu kısmın karşısındaki müşteri gördü parafının bulunduğu ancak 2 nolu sıradaki davaya konu taşınmazın adresi , 7.500.000 dolar satış bedeli karşısındaki müşteri gördü parafının bulunmadığı anlaşıldığı gibi bu hususlar mahkemenin de kabulündedir. Mahkemece, sözleşmedeki imzanın davalıya ait olması nedeni ile dava kabul edilmiştir.
Yukarıda belirtildiği üzere, davalı bu sözleşmedeki imzaya itiraz etmemekle birlikte davaya konu taşınmazın kendisine gösterilmediğini yani hiç bir hizmet verilmediğini savunmaktadır. Gerçekten de, hem sözleşmedeki satış bedeli ile takibe konu satış bedelinin farklı olması, hem de davalıya gösterildiği belirtilen taşınmazın karşısındaki müşteri parafı bölümünün boş olması bu bölümün davalının bilgisi dışında sonradan doldurulduğuna, ve hizmet verilmediğine dair davalı savunmasını doğrulanmaktadır. Açıklanan nedenlerle mahkemece, davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlere göre temyiz edilen kararın davalı lehine BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 4,355.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.