YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21145
KARAR NO : 2012/44959
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başllığında 01/01/2005 şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin 26/08/2005 olarak mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüş;sanığın daha önce kasıtlı suçlardan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan CMK’nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;geçmişe dayanan ilişkileri nedeniyle şikayetçi nezdinde güven telkin etmiş olan sanığın, yurt
dışına çıkış vizesi işlemleri ile de uğraştığını, bu konuda yardımcı olabilecek adamları olduğunu, kolaylıkla işi halledebileceğini şikayetçiye söyleyerek ondan, amcasının oğlu …’in kardeşinin … işlemlerini de halletmek vaadiyle para alıp vaadini yerine getirmemek ve aldığı parayı iade etmemek suretiyle haksız yarar sağlamaktan ibaret eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,sanığın suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, delil takdirinde hata yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.