YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1479
KARAR NO : 2012/8993
KARAR TARİHİ : 03.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile birlikte 1.5.2002 tarihinde dava dışı … şirketi ile tali lisans sözleşmesi imzaladıklarını, … gayrimenkul hizmetleri bürosu açarak işletmeye başladıklarını, sözleşmede belirtilen bedeli almaya hak kazandıklarını, bu güne kadar kendisine bir ödeme yapılmadığını, … şirketi ile devam eden sözleşmeye göre broker olarak gözüktüğü halde şirketten kovulduğunu, faaliyetlerinin engellendiğini, müşteri temsilcisi olarak sattığı ve kiraladığı gayrimenkullerden payına düşen gelirin ve her ay alması gereken ücretin ödenmediğini, …’a ödenen franchise bedelinin de kendisine ödenmediğini belirterek, 10.000 dolar broker ücreti ile 1000 TL danışmanlık ücreti alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı davalı ile birlikte gayrımenkul hizmetleri bürosu açarak işletmeye başladıklarını, davalının kendisini kovduğunu,sattığı veya kiraladığı gayrı menkullerden payına düşen gelirin ve her ay alması gereken ücretin ödenmediğini belirterek eldeki davayı açmıştır. Davalı ise, davacının sözleşmenin kendisine yüklediği edimleri yerine getirmediğini, sözleşmeye göre yapılmış bir faaliyet ve elde edilmiş bir gelir olmadığını savunmuştur. Taraflar arasında düzenlenen protokolün 8.maddesinde, “Lale …’a danışman olarak çalışacağı süre boyunca … Gayrımenkulün vergi sonrası yıllık toplam net gelirinin %30’u danışmanlık ücreti karşılığı olarak ödenecektir.”Protokolün 9.maddesinde de “ödemeler firma kara geçinceye kadar yapılmayacaktır.Bu süre zarfında aylık 500.000.000 TL avans mahiyetinde ödeme yapılacaktır. Firmanın kara geçmesinin ardından Lale …’a aylık net gelirin %30’u hakit olarak gününde ödeme yapılacak, sene sonunda ise vergi sonrası net gelirin belirlenmesinden sonra hesaplar mahsup usulü ile kapatılacaktır.” yazılıdır. Bu protokol 2012/1479-8993
hükümlerinden de açıkça anlaşılacağı gibi, taraflar arasındaki ilişki adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, dosya kapsamından da, bu ortaklığın kurulduğu yönetici ortağın da davalı olduğu anlaşılmaktadır. Esasen mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Davacı haksız yere işyerine sokulmadığını, işyerinden kovulduğunu bildirerek sözleşmeye dayalı talepte bulunduğuna göre,davacının bu talebi tasfiyeye yöneliktir. Davalı idareci ortağın ortaklıkla ilgili davacıya hesap vermediği anlaşıldığından, davacı BK’nın 535/7. maddesi hükmü gereği fesih talebinde haklıdır. Dava tarihi itibariyle ortaklığın mahkemece feshine karar verilmesi, ayrıca BK’nın 538 ile devamı maddeleri hükmüne göre tasfiyenin de yapılması gerekir. Tasfiye için öncelikle idareci ortak olan davalı …’tan ortaklığın faaliyete geçtiği tarihten, davanın açıldığı tarihe kadarki süreye ilişkin ortaklıkla ilgili hesap istenmeli, davacıdan dava dilekçesinde belirttiği kâr payı aldığı aylarla ilgili olarak ne miktarda para aldığı konusunda beyanı alınmalı, verilen hesap ve davacının aldığını bildirdiği kâr payı miktarındaki beyanları hakkında tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları konular belirlenip, anlaşamadıkları konularla ilgili taraf delilleri sorulup toplanarak değerlendirilmeli, ortaklığın mal varlığı, demirbaşları belirlenmeli, emsal gayrı menkul dükkanlarının gelir ve giderleri nazara alınarak ortaklığın gelir ve gider durumu uzman bilirkişiler aracılığı ile araştırılıp, kâr zarar hesabı çıkarılıp, davacının aldığı kâr payları da hesaplamada nazara alınarak, davacı payına düşen kâr zarar miktarı belirlenerek ortaklığın tasfiyesi yapılmalıdır. Mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilerek, eksik inceleme ile ticari defterlerin olmadığı belirtilerek iddianın kanıtlamadığından hareketle düzenlenen yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 3.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.