YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17698
KARAR NO : 2012/45343
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
29.08.2005 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 29.08.2006 olarak yazılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı hata kabul edilmiştir.
1-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elektronik ortamda (UYAP) mernisten alınan 26/11/2009 tarihli nüfus kayıt örneğine göre sanığın, hüküm tarihinden sonra 05/08/2009 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 Sayılı TCK’nın 64. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının 5237 Sayılı TCK’nın 64. ve CMK’nın 223/8 maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,
2-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’in, şikayetçiye ait ancak başkası adına ruhsatlı araca alıcı olup pazarlık yaptıktan sonra, aracı eniştesi olarak tanıttığı müteveffa sanık …’nın üzerine alacağını söylediği, şikayetçinin ruhsat sahibini de alarak devir işlemleri için sanık …’yla birlikte … 8. Noterliğine gittiği, araç bedelinin bankada hazır olduğunu söyleyen sanık …’nın kati taşıt satış sözleşmesi düzenlendikten sonra bankanın kapandığını bahane ederek şikayetçiyi oyaladığı ve bir takım hileli hareketleri ile ödeme yapmaktan kaçınarak aracı alıp ortadan kaybolduğu sabit olmakla, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas olabilecek ilamı bulunan sanık hakkında TCK’nun 58.maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Noterlik bir kamu hizmeti olmasına rağmen, 5237 sayılı TCK.nun 158/1-d maddesinde belirtilen kamu kurumu niteliğinde olmadığından basit dolandırıcılık suçunun oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/12/2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.