Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/1992 E. 2022/1246 K. 08.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1992
KARAR NO : 2022/1246
KARAR TARİHİ : 08.03.2022

İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Şikayetçi vekili, haciz tarihi itibariyle sıra cetvelinde, öncelikle müvekkili şirkete pay ayrılması gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini istemiştir.
İcra mahkemesince, şikayetçinin eski tarihli haczinin süresinde satış talep edilmediğinden düştüğü, bunun yanında, şikayetin yasal yedi günlük sürede yapılmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.
İcra mahkemesi kararına karşı, şikayetçi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 27.02.2020 tarihli ve 2020/461 Esas, 2020/575 Karar sayılı kararıyla, şikayetin hak düşürücü süre içerisinde yapılmadığı, şikayetin bu gerekçeyle reddine karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, hükmün gerekçesinde esasa ilişkin açıklamalar da yapılmasının isabetli olmadığı, ancak kararın sonucu itibariyle doğru olduğu belirtilerek, istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1. maddesi hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir.
Şikayet, haciz sıra cetvelinde sıraya ilişkindir.
İİK’nın 142. maddesi hükmü uyarınca, cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir.
Somut olayda, İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün 2015/824 E. Sayılı dosyasında 23.12.2016 tarihinde düzenlenen, şikayet konu sıra cetveli, şikayetçi şirket vekili Av. …’a ilk olarak tebliğe çıkarıldığında, tebligat zarfının muhatap kısmına “İstanbul 27. İcra Müdürlüğü 2014/12251 Av. …” yazılmıştır. Bu nedenle tebligat posta görevlisi tarafından, anılan icra müdürlüğünde görevli zabıt katibi Ahmet Kara’ya 29.12.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Gerçek muhatabına yapılmayan, söz konusu tebligatın herhangi bir sonuç doğurmayacağı izahtan varestedir. Nitekim, 27. İcra Müdürlüğünce, 27.01.2020 tarihinde bu hususta bir tutunak tutularak, sıra cetveli şikayetçi vekiline tebliğe çıkarılmış ve 05.01.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. O halde, 12.01.2017 tarihinde yapılan şikayet süresindedir.
Bu durumda, bölge adliye mahkemesince, şikayetin süresinde olduğu kabul edilerek, şikayetçi tarafın esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, geçersiz tebligata değer verilerek, yazılı gerekçeyle şikayetin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Kabul şekli itibariyle, bölge adliye mahkemesince, az yukarıda açıklanan nedenlerle, icra mahkemesi gerekçesinin kısmen doğru görülmediğinin belirtilmiş olmasına göre, HMK’nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca, istinaf başvurusunun kabulü ile icra mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilerek, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi de hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararı usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, şikayetçi yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, HMK 373/2. maddesi gereğince dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 08.03.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.