Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/10305 E. 2021/15990 K. 14.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10305
KARAR NO : 2021/15990
KARAR TARİHİ : 14.12.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi

İş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasının yapılan yargılaması sonunda; İlk Derece Mahkemesince ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince davalılar … Yağ San. ve Tic. A.Ş. ile …’nın istinaf başvurularının esastan reddine, diğer tarafların istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava dosyası yönünden davalı … Sig. A.Ş. hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise asıl dava dosyasının kabulüne, birleşen dava dosyasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince verilen kararın, davacılar ile davalı … Yağ San. ve Tic. A.Ş. tarafından temyiz edilmesi ve adı geçen davalı şirket tarafından duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek temyiz isteklerinin süresinde olduğu, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için … Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalılardan … Yağ San. ve Tic. A.Ş. adına Av. … ile davacılar adına Av. … geldiler. Diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmişti. Dosyanın Dairemize gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi
I-İSTEM
Davacılar asıl dava dosyasında eş için 86.594,93 TL maddi, çocuk … için 6.941,17 TL maddi, çocuk … için 1.085,98 TL maddi, çocuk … için 28.591,61 TL maddi, çocuk …için 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan, birleşen dava dosyasında eş için 150.000,00 TL, çocuklar için 100.000,00’er TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.

II-CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince asıl dava dosyasında davacı eş lehine 56.594,93 TL maddi tazminat ödenmesine, eşin fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacı çocuklar …’nın maddi tazminat istemlerinin kabulüne, birleşen dava dosyası yönünden eş lehine 100.000,00 TL, çocuklar lehine 50.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, bölge adliye mahkemesince davalılar … şirketi ile …’ın istinaf başvurularının esastan reddine, davacılar ile davalı … şirketinin istinaf istemlerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava dosyasında davalı … yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, asıl dosyanın diğer davalılar yönünden davacı eş ile davacı çocuklar …’nın maddi tazminat istemlerinin kabulüne, birleşen dava dosyası yönünden eş lehine 100.000,00 TL, çocuklar lehine 50.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; somut davada kazanın bütün araçlar tarafından kullanılan fabrika sahasında meydana gelmiş olmasının, kazanın karayolunda meydana gelmediğini göstermediğini, bu nedenle sigorta şirketinin de kazada meydana gelen zarardan teminat limitleri ile sorumlu olduğunu, geçici ödeme yönünden verilen hem ilk derece mahkemesince hem de bölge adliye mahkemesi kararının hatalı olduğunu, geçici ödemeye ilişkin olan 30.000,00 TL’lik kısım nedeniyle konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini, böyle olmadığı takdirde müvekkilleri aleyhine red vekalet ücreti çıktığını, manevi tazminatların az olduğunu,
Davalı … Yağ San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı … şirketinin zarardan sorumlu olduğunu, kazalının çalışma sahasının deponun içi olduğunu, murisin çalışma alanını terk ederek hareket halindeki aracın etrafında bulunduğunu, murisin ve davalı …’ın kusurlarının illiyet bağını kestiğini, davalı …’ın ceza dosyasındaki ifadelerinde murisin kendisinden onu otobana bırakmasını istediğini ve kabul ettiğini, murisin tıra binmek için sonradan manevra alanına girdiği ve kör noktada kaldığını ifade ettiğini, bu nedenle işverenin kusuru olmadığını, ceza dosyasında müvekkili şirket yetkilisinin beraatine karar verildiğini, kusur raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, mahkemenin kendilerini kusursuz sorumluluk nedeniyle sorumlu tutmasının hatalı olduğunu, teselsül hükümlerinin uygulanmaması gerektiğini, manevi tazminatların fazla olduğunu ileri sürmüşlerdir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamından asıl dava dosyasında davacı çocuk … yönünden de 1.000,00 TL tutarında maddi tazminat talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince ve sonrasında bölge adliye mahkemesince davacı çocuk …’in maddi tazminat istemi yönünden olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığı, ilk derece mahkemesi kararında asıl dava dosyasında hüküm altına alınan maddi tazminatlar yönünden davalı … şirketinin de sorumluluğuna hükmedilmiş olmasına karşılık bölge adliye mahkemesince kazanın meydana geldiği yerin karayolu olmadığı gibi karayolu sayılan yerlerden de olmadığından bahisle davalı … yönünden davanın reddine karar verildiği, ilk derece mahkemesince alınan 20/05/2016 tarihli birinci kusur raporunda müteveffa sigortalının %20, davalı …’ın %80, … tarihli ikinci kusur raporunda sigortalının %25, davalı …’ın %75 ve … tarihli üçüncü ve son bilirkişi kusur raporunda müteveffa sigortalının %30, davalı …’ın %30, davalı Kadooğlu Yağ San. ve Tic. A.Ş.‘nin ise %40 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, ilk derece mahkemesince ve devamında bölge adliye mahkemesince 27/02/2017 tarihli bilirkişi kusur raporunun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasası’nın 297/son maddesi ile “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü düzenlenmiştir.
Ayrıca bir zararın, zorunlu trafik sigortası teminatı kapsamına girebilmesi için o zararın motorlu araç ile karayolunda meydana getirilmiş olması gerekir. 2918 sayılı KTK’nun 3’ncü maddesinde karayolu, trafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlar olarak tanımlanmıştır. Ancak, anılan Yasa’nın 2’nci maddesinde de bu kanunun karayolunda uygulanacağı hükme bağlandıktan sonra, aksine hüküm bulunmadığı hallerde, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerlerin, erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da bu kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Yine iş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının veya hak sahiplerinin kazanç kaybının hesaplanmasında davacı veya hak sahibinin kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Bütün bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında davacı çocuk Elif’in maddi tazminat istemi yönünden olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemiş olması hatalı olduğu gibi, yeterli araştırma yapılmadan kazanın meydana geldiği yerin kara yolu sayılmadığından bahisle sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Son olarak … tarihli bilirkişi kusur raporunda diğer kusur raporlarına hangi nedenlerle iştirak edilmediği belirtilmediği, bu nedenle anılan kusur raporunun çelişkileri giderici mahiyette düzenlenmemiş olduğu açık olmasına karşın bu … tarihli bilirkişi kusur raporunun hükme dayanak kılınması isabetsizdir.
Mahkemece yapılacak iş, gerektiği takdirde kazanın meydana geldiği yerde keşif de yapılmak suretiyle kazanın meydana geldiği fabrika sahasının karayolu bağlantısı olup olmadığını, karayoluna giriş ve çıkışının bulunup bulunmadığını araştırıp belirlemek, tespit edilecek veriler dikkate alınarak kaza yerinin karayolu veya karayolu sayılan yerlerden olup olmadığını bu kapsamda tespit etmek, karayolu veya karayolu sayılan yerlerden olduğu sonucuna varıldığı takdirde asıl dava dosyasının davalısı olan sigorta şirketinin sorumluluğunu bu çerçevede irdelemek, hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunun çelişkileri giderecek mahiyette olmadığını dikkate alarak öncelikle trafik iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden önceden alınan raporları irdeleyip çelişkileri gideren ve sorumluların kusur durumlarının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirleyen kusur raporu almak, yeni bir kusur durumu oluşması nedeniyle yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi durumunda davacıların maddi zarar tutarlarına bir itirazları olmayıp yalnızca TBK’nun 76. maddesi kapsamında yapılan geçici ödemenin tenzili noktasında kanun yolu itirazlarının bulunduğu gözetilip hükme esas alınan bilirkişi hesap raporundaki bilinen/iskontosuz ve bilinmeyen/iskontolu dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi, diğer bir deyişle bilinen dönemin ileri çekilmemesi gerektiğini dikkate alan bir hesap raporu alarak davacıların maddi zararlarını tespit etmek, usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
O halde, davacılar ve davalı… Yağ San. ve Tic. A.Ş.‘nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıların ve davalı … Yağ San. ve Tic. A.Ş.‘nin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, davalı … Yağ. San. ve Tic. A.Ş avukatı yararına takdir edilen 3.815,00 TL. duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine, davacılar avukatı yararına takdir edilen 3.815,00 TL. duruşma avukatlık parasının davalılardan … Yağ. San. ve Tic. A.Ş’ye yükletilmesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.