Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/3515 E. 2022/162 K. 05.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3515
KARAR NO : 2022/162
KARAR TARİHİ : 05.01.2022

7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.11.2016 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil, bu talep kabul edilmediği takdirde davalıya gönderilen paranın faizi ile iadesinin talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 09.05.2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, harici satıma dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması halinde bedel tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davalının müvekkiline paydaşı olduğu 101 ada, 70 parsel sayılı taşınmazın 4.000 metrekaresini 40.000 TL’ye sattığını, müvekkili ile davalının kendi aralarında herhangi bir sözleşme yapmadıklarını, bu satış işleminin davalı tarafından el yazısı ile tapu senedi üzerine “Adıma kayıtlı bu tapunun 4.000 metrekaresi …’a aittir” şeklinde belirtildiğini ancak müvekkiline tapu devri yapmadığı gibi parasının da ödenmediğini ileri sürerek; davalının paydaşı olduğu dava konusu taşınmazın 4.000 metrekaresinin müvekkili adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazın bedelinin gönderilme tarihinden itibaren tespit edilecek değer üzerinden işletilecek en yüksek faizi ile iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, belirtilen hisseyi davacının adına tescil ettirmek istediğini ancak tarım arazisi olması nedeniyle yasal engel nedeniyle yapamadığını, taşınmazın 4.000 metrekaresinin davacıya devredilerek mahkeme masrafları ile yasal vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın 86.880,00 TL bedel üzerinden kabulüne karar verilmiş, davacı vekili tarafından hükme yönelik olarak istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuş, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf kararına karşı temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Mahkemece; taşınmazın devrinin yasal olarak mümkün olmadığı, davalının taşınmazın devir edilememesinde kusurunun bulunmadığı, davacının davadan önce taşınmazın bedelini talep ettiğine dair dosya içerisinde delil bulunmadığı, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılarak davanın kabulüne karar verildiği; Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddedildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nin 312. maddesi: “(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.” hükmünü; 326. maddesi: “(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. (3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.” hükmünü; AAÜT’nin 6. maddesi: “(1) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” hükmünü; 492 sayılı Harçlar Kanununun 21. maddesi ise: “Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.” hükmünü ihtiva etmektedir.
Somut olayda; dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerden davalının, davacıya bedel iade ettiğine dair bir bulgu ve belge bulunmaması karşısında davalının iyiniyetli olduğundan ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden bahisle yargılama giderlerinin, harcın davacı üzerinde bırakılması, ayrıca kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle HMK 373/1.maddesi gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, karardan bir örneğin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 05.01.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.