YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1202
KARAR NO : 2022/1229
KARAR TARİHİ : 08.03.2022
MAHKEMESİ : Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hüküm davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. 22.02.2022 gününde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davacı vekili Avukat… gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Uyuşmazlık kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup davacı yüklenici sözleşme gereği kendisine verilmesi gereken dört adet bağımsız bölümünün tapusunun iptali ve adına tescilini, tescilin mümkün olmaması halinde ise bağımsız bölümlerin bedellerinin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, davanın tapu iptal tescil yönünden reddine, alacak yönünden ise zamanaşımı nedeni ile reddine dair verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmiş, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nce yapılan istinaf incelemesinde istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Terditli (kademeli) davalarda (6100 Sayılı HMK 111. md), davacı aynı davalıya karşı aralarında hukuki veya ekonomik bağlantı bulunan birden fazla talebini aralarında aslilik ve fer’ilik ilişkisi kurarak aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Terditli davalardaki taleplerden biri asıl taleptir; ikincisi fer’i taleptir.
Somut olay incelendiğinde; davacı 6100 sayılı HMK’nın 111. maddesine göre terditli dava açmıştır. Mahkemece tapu iptal tescil yönünden davanın esastan reddine, alacak yönünden ise zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş ise de davacının öncelikli istemi tapu iptal tescil olup mahkemece tapusunun iptal edilerek adlarına tescili istenen bağımsız bölümlerin sözleşme gereği arsa sahibine ait olduğuna karar verildiği dikkate alındığında, daireler yükleniciye ait olmadığından tapularının iptali ile adlarına tesciline karar verilemeyeceği için dairelerin bedellerine de hükmedilemeyeceğinden terditli talebin reddedilmesi gerekirken açıklanan gerekçe ile reddi doğru olmamış ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün gerekçesinin açıklandığı şekliyle değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan onama harcının istek halinde davacıya iadesine, 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalılara verilmesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise bölge adliye hukuk dairesine gönderilmesine, 08.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.