YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5640
KARAR NO : 2021/16785
KARAR TARİHİ : 28.12.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının eksik hesaplanan yaşlılık aylığı miktarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, mahkemece, verilen … tarihli hüküm, Dairemizin bpozma ilamı ile; “……öncelikle, davacının Kurumca düzeltilen prim gün sayısına göre ilk kez yaşlılık aylığının bağlandığı … tarihindeki aylık miktarı Kurumdan sorularak, anılan tarih itibariyle gerçekleşen çalışmalarına göre, 506 sayılı Yasanın 61 ve geçici 82. maddesi çerçevesinde alanında uzman bilirkişi yada bilirkişi heyetinden aylık hesabı yönünden denetime elverişli rapor alınması, 2010 yılında gerçekleşen çalışmaları sonrası … tarihinde bağlanan aylık miktarı da Kurumdan sorulup anılan tarih itibariyle gerçekleşen çalışmaları gözetilerek 5510 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinde belirtilen ve yukarıda açıklanan ilkelere göre alanında uzman bilirkişi yada bilirkişi heyetinden aylık hesabı yönünden denetime elverişli rapor alınarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi…”gereğine işaret edilerek araştırma ve inceleme yapılmak üzere, dairemizce bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun … gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, … Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 …, 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Eldeki davada ise, mahkemece bozmaya uyulmuş ise de, davacı hakkında davalı Kurumca yapılan işlemlerin netleştirilmesi anlamında davacının gerek ilk gerekse sonradan bağlanan aylıklarında esas alınan tüm verilerin netleştirilmesi ile uyulan bozma ilamı kapsamında aylık hesabının yöntemini ve kurumdan ayrılma yönlerini açıklayıcı bir rapor aldırılmadığı gibi, bozma sonrasında aldırılan iki bilirkişi raporu arasında aylık miktarı ve yapılan hesap yöntemleri arasındaki çelişkileri giderir şekilde yeni bir bilirkişi raporunun aldırılması ile sonucuna göre karar verilmesi gereğinin gözetilmemesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule göre de, davacının ihtirazı kaydının varlığı da dikkate alınarak, faiz alacağı bakımından hesap yapılmaması ile 2010 yılında Ocak ayı maaş artış miktarının mükerrer olarak uygulanmış olması da isabetsizdir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında, ilk bozmamız çerçevesinde uygun bir hesap raporu aldırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalılardan Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, … gününde oybirliğiyle karar verildi.