YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7735
KARAR NO : 2013/11883
KARAR TARİHİ : 26.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit, silahla tehdit
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Katılan sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5271 Sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından ve 5271 Sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile itirazın Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/08/2010 tarih ve 2010/1437 değişik … sayılı kararı ile değerlendirilerek reddedildiği de gözetilerek, dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE,
2- Katılan sanık … hakkında …’ya karşı tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün, 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, katılan sanık müdafiinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
3- Katılan sanık … hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye
düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Sanık …’nın, nişanlısını oturmakta olduğu siteye bıraktığı sırada havlayarak üzerlerine doğru gelen köpeğe tekme atması sonucunda, evinin balkonunda oturan katılan sanık …’nin sanığa, köpeğe neden vurduğunu sorması üzerine çıkan tartışmada, akraba olan diğer katılan sanıklar …, … ve …’ün de olaya karıştıkları, sanık ve katılan sanıkların karşılıklı olarak birbirlerine küfürler ettikleri, sanık …’ın aksi kanıtlanamayan ve tarafsız tanıkların beyanları ile da doğrulanan savunmasına göre, katılan sanıkların ellerinde sopalar olduğu halde aşağıya inmeleri ve üzerine yürümeleri üzerine, sanığın polis olduğunu söyleyerek kimliğini gösterdiği, buna rağmen katılan sanıkların …’ın üzerine yürümeye devam etmeleri nedeniyle polis memuru olan sanık …’nın kendisine yönelik bu saldırıyı o andaki mevcut hal ve koşullara göre defetmek amacıyla, güvenli bir mesafeye çekilerek beylik tabancası ile havaya ateş ettiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 25/1. maddesinde öngörülen meşru savunma hali kapsamında kaldığı gerekçesiyle CMK’nın 223/3-b maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.06.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.