Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7314 E. 2013/11905 K. 26.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7314
KARAR NO : 2013/11905
KARAR TARİHİ : 26.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar Verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocuğun hırsızlık yapmak amacıyla müştekinin işyerinin kilidini kırarak zarar verdiği anlaşılmakla; mala zarar verme suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Sanığın 66 gün adli para cezası karşılığı 5237 sayılı TCK’nın 52. maddesi gereğince günlüğü takdiren 20 TL’den hesaplanarak 1320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak 1200 TL adli para ceza ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;
Müştekinin 23/09/2008 ve 09.07.2009 tarihlerinde alınan beyanlarında “hiçbir zararım kalmadı, şikayetçi değilim, zararım tümüyle karşılandı, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168 maddesinin uygulanmasına bir itirazım yoktur, sanıklardan herhangi bir zarar ziyan talebim ve şikayetim yoktur, kapıyı ve dükkanın darabasını yaptırdılar” şeklinde beyanda bulunması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık nedeniyle TCK’nın 168. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve kayden sabıkasız olan ve 07.02.2011 tarihli celsede hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 Sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. Fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “zarar gideriminin olmadığı ve gidermeye yönelik bir düşüncesinin de saptanamadığı anlaşılmakla” denilerek yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.