YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8165
KARAR NO : 2013/11925
KARAR TARİHİ : 26.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; katılan sanık …’ın, … plakalı aracı ile, katılan sanık …’ın ise … plakalı aracı ile seyir halinde iken trafikte aralarında tartışma çıktığı ve bu tartışma neticesinde araçlarını durdurarak kavga ettikleri, birbirlerini karşılıklı olarak yaraladıkları ve birbirlerinin araçlarına kasten zarar verdikleri anlaşılmakla, eylemlerinin mala zarar verme ve yaralama suçlarını oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Katılan sanıklar arasındaki tartışmada, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının belirlenememesi karşısında, katılan sanıklar hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmasının gerekip gerekmediğinin kararda tartışılmaması,
2-Katılan sanıklar hakkında yaralama suçu bakımından; 5271 sayılı CMK’nun 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı, katılan sanıkların sabıkasız olduğunun anlaşılması, yaralama suçundan dosyaya yansıyan, katılan sanıklar tarafından ileri sürülmüş ve belgelendirilmiş giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar bulunup bulunmadığının, katılan sanıklardan sorulup bir saptama yapılmadan ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, sanıkların işlemiş oldukları yaralama eyleminden dolayı “zarar giderilmediği” biçimindeki yetersiz gerekçe ile CMK’nun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.