Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/6863 E. 2013/4242 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6863
KARAR NO : 2013/4242
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların yokluğunda verilen mahkumiyet hükmüne dair gerekçeli kararın, Tebligat Kanununun 21, Tebligat Tüzüğünün 55/2 ve 28.maddeleri uyarınca, adres araştırılması yapılmadan sanık …’a tebliğ edilmesinin usulüne aykırı olması nedeniyle,sanık müdafiinin 04.01.2012 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek temyiz talebinin reddine dair 21.02.2012 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların müşterek imza ile şirketi temsile yetkili oldukları halde, sanık … …’nın şirket adına tek başına 45.000 TL bedelli olan ve karşılığı bulunmayan çeki düzenleyip müştekiye vermek suretiyle haksız menfaat temin ettikleri iddia ve kabul edilmesi karşısında; eylemin temas ettiği, 5237 sayılı TCK’nun 158/1-f maddesinde düzenlenen “banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde, hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.