Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20037 E. 2013/4309 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20037
KARAR NO : 2013/4309
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Üst Cumhuriyet Savcısı’nın 15.07.2008 tarihinde temyizden vazgeçtiği anlaşılmakla, sanığın temyiz istemi ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın gece vakti katılan şirkete gelip bekçiye kendisini işe yeni alınan şoför olarak tanıtıp, kamyonu almaya geldiğini bildirdiği, o tarihte yeni şoför alımı olması nedeniyle bekçinin sanığın fabrikaya girişine müsaade ettiği, fabrika içerisinde kapıları açık ve anahtarı üzerinde bir şekilde … … yüklü … plakalı kamyona binen sanığın kapıdan çıkış yaptığı, sabah sevkiyatı yapacak şoförün gelmesi üzerine olayın açığa çıktığı, aynı gün aracın Ünye’de park halinde bulunduğu ve yapılan tespitte 1690 kg şekerin araçta olmadığının tespit edildiği ve bekçinin sanığı teşhis ettiği anlaşılmakla, hileli davranışlarla haksız menfaat temin eden sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın sabıkasındaki ilamın, 765 sayılı TCK gereğince doğrudan verilen adli para cezasına ilişkin olup miktar itibariyle kesin olduğu ve aynı Kanun’un 305/son hükmü gereğince tekerrüre esas olmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.