YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1696
KARAR NO : 2013/21014
KARAR TARİHİ : 25.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat,mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara
ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılanın, oto alım satım işiyle uğraşan sanıktan bir araba satın aldığı, araç bedelinin bir kısmını peşin olarak ödeyip geriye kalan kısmı için her biri 550 TL bedelli olan 20 adet senet verdiği, sanığın almış olduğu bu senetler içinde bulunan 18.8.2005 tanzim, 25.5.2006 vade tarihli 550 TL bedelli senedin rakamla yazılı olan miktar kısmının başına “1” yazılı ile belirtilen miktar kısmına “bin” ibarelerini sonradan ekleyerek söz konusu senedi 1550 TL bedelli senet haline dönüştürüp, tahsil etmek amacıyla 26.7.2007 tarihinde Nizip İcra Müdürlüğü’nün 2007/1197 esas sayılı dosyası üzerinden katılan aleyhine icra takibi başlattığının iddia edildiği olayda,
1- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Mahkemenin resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanığın, katılan tarafından kendisine verilen 550 TL bedelli senet üzerinde tahrifat yaparak, 1550 TL bedelli senet haline dönüştürüp, icra müdürlüğü vasıtasıyla katılan aleyhine takip yapması karşısında, üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d, 35. maddelerinde öngörülen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçunun oluştuğu ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, atılı suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle yazılı şekilde beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.12.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.