Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7247 E. 2013/12025 K. 27.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7247
KARAR NO : 2013/12025
KARAR TARİHİ : 27.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, katılanlar … ve …’in yanlarında bir süre çalışan eşi …’ye yevmiyelerinin verilmediğinin ileri sürüldüğü ortam içinde öfkelenip, katılan …’in sürücülüğünü yaptığı ve içinde kızı-çocuk mağdure …’un da bulunduğu kamyonete taş atması sonucu ön camının kırılmasına, akabinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybedip yol kenarındaki taş duvara çarpmasına, bu suretle araç önünde oturan …’un da yüzünden yaralanmasına neden olması eylemlerinin “mala zarar verme” ve “kasten yaralama” suçlarını oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
I) “Mala zarar verme” suçundan verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanığın temyizinin incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
II) “Kasten yaralama” suçundan verilen “mahkumiyet”hükmüne yönelen sanık ve katılan -çocuk mağdure müdafiinin temyizlerinin incelenmesine gelince:
1-Adli Tıp Şube Müdürlüğü uzmanı Dr. …’ın 25.2.2010 tarihli raporunda mağdure …’un 16.8.2009 tarihli muayenesi ile verilen rapor da nazara alınarak “… sol yanakta… çehrede sabit eser niteliğinde lezyon görüldüğünün…” tespitine yer verildiği, aynı uzmanın mağdure muayene edilmeksizin düzenlendiği 13.4.2010 tarihli raporda ise; “olay tarihli muayene bulgularına göre sol şakakta Çehrede Sabit Eser niteliğinde bir lezyonu bulunmadığının…” belirtilmesi karşısında; “çehrede sabit eser” açısından oluşan kuşku tam anlamıyla ortadan kaldırılamamış ve raporlar arasındaki çelişki giderilememiş olduğundan; mağdurenin kartpostal büyüklüğünde rötuşsuz çehre fotoğrafları çektirilerek ilk muayene-rapor ve sonradan alınan Adli Tıp uzmanı raporları da eklenerek evrakın Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kuruluna gönderilip “çehrede sabit eser” oluşup oluşmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı biçimde hüküm tesisi,
2-Kabule göre de; sanığın seyir halindeki katılan …’in kullandığı araca attığı taşın ön cama isabet etmesi ve camın kırılması sonucu, kırılan cam parçalarının mağdure …’un yaralanmasına sebebiyet verdiği dosya kapsamından anlaşılmakla; “yaralama suçunun” olası kast ile işlendiği ve hakkında TCK’nın 21/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin nazara alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan-çocuk mağdure müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.