Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/24144 E. 2013/20990 K. 25.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/24144
KARAR NO : 2013/20990
KARAR TARİHİ : 25.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, İbadet hanelere zarar verme
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan 3 kez cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmasına rağmen bu suçtan iki kez cezalandırılmasına karar verilmiş ise de zamanaşımı süresince bu konuda karar verilebileceği mümkün görülmüştür,
Mala zarar Verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıklar … ve … ile suça sürüklenen çocuk … ile birlikte sprey boya ile Turhal Cumhuriyet İlköğretim Okulunun duvarına, Turhal Anadolu Lisesi bahçe duvarına, Hamam Mahallesinde bulunan cami duvarına ve kapısına, otobüs ve minibüs duraklarına, S.S.Taşıyıcılar Kooperatifi bahçe duvarına, Baklacıoğlu Sokak ile Bahçe Sokağın kesiştiği Bahçe sokak No: 61 sayılı evin duvarına, Bekirşeyhoğlu caddesi üzerindeki beton direk üzerine, Murat Alpat Caddesi üzerindeki beton direk üzerine, Yeşilırmak köprüsü halatlarının bağlı olduğu beton direk üzerine, Tanyeri Sokağa bakan bahçe duvarına hakaretler içeren yazılar yazmak suretiyle hakaret ettikleri ve zarar verdiklerinin iddia edildiği somut olayda;
1- Sanık … hakkında hakaret suçlarından suçundan kurulan beraat hükmü bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Katılan hazine vekilinin diğer katılanlara karşı işlenen hakaret suçlarından doğrudan zarar görmesinin söz konusu olmaması karşısında, katılan vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık … hakkında mala zarar verme ve ibadethanelere zarar verme suçlarından kurulan beraat hükümleri bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanığın atılı suçları işlemediğine dair aşamalarda değişmeyen, istikrarlı ve birbirini tamamlayan savunmaları, olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisi olan tanık olmaması ve diğer sanıkların sanığın savunmalarını doğrulamaları karşısında, sanığın atılı suçları işlediğine dair soyut iddialardan başka mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut deliller elde edilemediği anlaşılmakla, sanığın beraatine ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
3- Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme, ibadethanelere zarar verme ve sanık … hakkında ibadethanelere zarar verme suçlarından kurulan beraat hükümleri bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk … Özkan’ın, diğer sanık … ile birlikte sprey boya ile ev, okul ve cami duvarlarına tutanakta belirtilen yazıları yazdık, sanık …’un söz konusu yazıları suça sürüklenen çocuk … ile birlikte yazdık, sanık …’un, tutanakta okunan ve fotoğrafları gösterilen okul, cami, işyeri ve evlerin duvarlarına yazılan yazıları sanık … ve suça sürüklenen Ümit birlikte yazdılar şeklinde beyanda bulunmaları karşısında; suça sürüklenen çocuk …’ın mala zarar verme ve ibadethanelere zarar verme, sanık …’un ibadethanelere zarar verme suçlarından mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısı’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.