Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9638 E. 2013/20856 K. 24.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9638
KARAR NO : 2013/20856
KARAR TARİHİ : 24.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, kendisine ait … plakalı 1982 model Dodge marka kamyonetinin benzinli bir araç olduğu ve kayıtlarda da bu şekilde belirlendiği halde, aracın motorunu tamamen değiştirerek dizel akaryakıt ile çalışan bir araç haline dönüştürdüğü, ancak bu hususu trafik kayıtlarına işletmediği ve motor numarasında meydana gelen değişiklikle ilgili gerekli işlemleri yaptırmadığı, akabinde bahse konu aracı yeğeni olan katılana sattığı, araç üzerinde yapılan değişikliklerden bilgisi olmayan katılanın, aracın trafik kaydını üzerine alamadığı gibi söz konusu aracı başka bir şahsa da satamadığı, bu şekilde zarara uğramış olduğu, araç üzerinde yapılan bilirkişi incelemelerinde, aracın motor

numarasının orjinal olmadığının, ruhsat üzerindeki motor numarası ile aracın motorunun üzerinde bulunan numaraların farklı olduğunun belirlendiği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanığın savunmalarında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, söz konusu aracı 15 yıldır kullandığını, aracı aldığında aracın dizel olduğunu, kendisinin motor üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadığını, vergilerini de bu şekilde ödediğini, katılanın yeğeni olduğunu ve dönem dönem bu aracı alıp kullandığını, aracın muayenesini yaptırarak 2006 yılının 6. ayında katılana sattığını, ancak katılanın 2 yıl sonra aracı iade etmek isteğini beyan ettiği, araca ait ruhsat dosyasının incelenmesinde ve soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden alınan rapora göre, aracın … plakaya sahip iken 26/05/1995 tarihinde …’den …’a satıldığı, 15/09/1995 tarihinde de … numaralı plakayı aldığı, aracın eski tescil belgesinde yakıt cinsi bölümünde hem dizel hem de benzinli kutucuklarının işaretli olduğu, 15/09/1995 tarihli muayene sonucunda ise, muayene formuna dizel motoru olduğunun yazıldığı, daha sonra 21/10/1995 tarihinde sanık adına tescil yapılırken bu kez de benzinli olduğu yönünde tescil işleminin yapıldığı, fakat tescil belgesinin yakıt cinsi bölümünün boş bırakıldığının tespit edildiği anlaşılmakla; aracın yakıt cinsinin değiştirilmesine ilişkin işlemlerde sanığın katılımının söz konusu olmadığı, meydana gelen karışıklığın idari işlemden kaynaklandığı, ayrıca sanığın aracın motorunu değiştirdiğine dair delil bulunmadığı ve sanığın yeğeni olup aracın dizel motorlu olduğunu bilen katılanın, tescil belgesinden rahatlıkla yakıtın cinsinin ne olduğunu anlayabileceği gerekçeleriyle, sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.