YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4355
KARAR NO : 2013/4439
KARAR TARİHİ : 12.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Katılan şirketin Amasya Bölgesi satış temsilcisi olarak çalışmakta olan sanığın, müşterilerden tahsil ettiği parayı şirket muhasebesine aktarmayıp uhdesinde tutması, işi gereği yaptığı seyahatlere ilişkin yol ücretini belgeleyip şirketten tahsil edebilmesi için ise aynı seri numaralı biletlerin boş olarak fotokopisini çekip üzerine farklı tarihler yazıp birden fazla kullanarak şirketten haksız olarak yol ücreti aldığı iddia olunan olayda, sanığın firmanın maaşını ve alacaklarını ödememesi nedeniyle son dönemde yaptığı tahsilatlardan maaşı kadarını uhdesinde tuttuğunu belirtmesi, beyanlarından tahsilatların bir kısmını işten çıkarılmadan evvel, bir kısmını ise sonra yaptığının anlaşılması, bu hususun suçun vasıflandırmasında önem arz ettiği dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; sanığın işten çıkarıldığı ve tahsilatları yaptığı tarihlerin kesin olarak belirlenip, katılan firma kayıtları incelenerek sanığa maaş ve diğer ödemelerin yapılıp yapılmadığı savunma kapsamında araştırılıp toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2)Sanığın farklı müşterilerden farklı tarihlerde tahsilat yapıp uhdesinde tuttuğunun kabul edilmesine göre, hakkında 5237 sayılı TCK.nun 43/1 maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,
3)Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.