YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20177
KARAR NO : 2013/20864
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, …’ne bağlı Lokman Hekim Aile Sağlığı Merkezi’nin girişinde bulunan ve bayrak asılı olan iki adet direği, asılmak suretiyle kırdığı iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanığın savunmalarında, olay tarihinde askerden yeni geldiğini, arkadaşı … ile biraz alkol aldıktan sonra yolda yürüdükleri sırada, aralarında 20 tane barfiks çekip çekemeyecekleri hususunda iddiaya girdiklerini, sağlık ocağının girişinde bulunan bayrak direğini tutarak barfiks çekmek istediğini ancak, direğin yerinden söküldüğünü, bunun üzerine bayrağı alıp orada bulunan bankın üzerine koyduğunu, diğer direğin ise Melih’in barfiks çekmeye çalışması sırasında zarar gördüğünü beyan ettiği, tanık …’in de sanığın savunmalarını doğruladığı, mala zarar
verme suçunun kasten veya olası kast ile işlenebileceği, taksirle işlenmesinin mümkün olmadığı, olası kastla mala zarar verme suçunun işlenebilmesi için, sanığın gerçekleşmesi muhtemel sonuçları öngörmesine rağmen bu sonuçları kabullenmesi, neticenin gerçekleşmesine aldırmaması ve eylemine “olursa olsun” bilinciyle devam etmesi gerektiği, taksirde ise kendi yetenekleri, algılama gücü, tecrübeleri, bilgi düzeyi ve içinde bulunduğu koşullar altında objektif olarak var olan dikkat ve özen yükümlülüğünü öngörebilecek ve yerine getirebilecek durumda olması, ancak neticenin istenmemesine rağmen sonucun meydana gelmesi gerektiği, olayda sanığın, bayrak direklerinin zarar görmesini öngördüğü kabul edilse bile, neticeyi de kabullendiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, kamu malına zarar verme suçunun manevi unsuru oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.