YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20215
KARAR NO : 2013/4454
KARAR TARİHİ : 12.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, hastane bahçesinde katılanla karşılaştığı, katılana, kan tahlil sonuçlarıyla ilgili yardım edebileceğini, içerde tanıdıkları olduğunu, tahlil sonuçlarını hemen alabileceğini söyleyerek katılanın telefon numarasını, yardım bahanesiyle bir başkasına verdikten sonra telefonun yabancı bir numara tarafından aranması üzerine katılanın telefonunu sanığa verdiği, sanığın kısa bir süreliğine görüşme yapıp geri vermek üzere aldığı cep telefonunu ile konuşarak olay yerinden uzaklaşması şeklinde gerçekleşen eylemin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12/06/2012 tarih ve 2011/15-440 Esas, 2012/229 Karar sayılı ilamı gereğince; zilyetliğin geçici olarak devredilmiş olması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesinde öngörülen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek dolandırıcılık suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de; hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezasının yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.