Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1689 E. 2013/21006 K. 25.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1689
KARAR NO : 2013/21006
KARAR TARİHİ : 25.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanın … yerine gelerek PVC yaptıracağını söylediği, akabinde katılanla birlikte Mısır Çarşısı isimli yere gittikleri, burada sanığın bir müşterisini arayacağını söyleyip katılandan cep telefonunu istediği, katılanın da konuşması için suça konu cep telefonunun sanığa verdiği, sanığın da telefonu alıp çarşının içine girdikten sonra bir daha geri gelmeyerek menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık …’ın 5271 sayılı CMK’nın 147. maddesi gereğince açık kimliği tespit edilip, maddede öngörülen hakları hatırlatılarak, Yargıtay denetimine esas olacak şekilde savunmasının alınması, suçu işleyip işlemediği, delillerinin ne olduğu hususlarının sorulmasından sonra toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, ek savunma için yazılan ve usulüne uygun yapılmayan talimat sorgusu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; sanığın, bir yeri arayacağını söyleyerek, katılanın cep telefonunu alarak uzaklaştığı olayda, zilyetliğin devrinin söz konusu olmaması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.06.2012 tarih ve 2011/15-440 Esas ve 2012/229 Karar sayılı kararı gereğince; eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1 maddesinde öngörülen hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.12.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.