YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6978
KARAR NO : 2013/11979
KARAR TARİHİ : 27.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Malına Zarar Verme, Kilitlenmek Suretiyle Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun, arkadaşları olan … ve … ile hırsızlık yapma hususunda önceden anlaşıp bu amaçla gece sayılan bir vakitte müşteki …’nin müdür yardımcısı olarak görev yaptığı Muallim Hayrullah İlköğretim Okulunun önüne geldikleri, akabinde okulun camını kırarak bina içine girdikleri, burada mağdur …’nın işleticiliğini yaptığı kantinin camını kırıp içeri girerek bir takım gıda maddelerini yiyip içtikleri, bir kısım gıda maddesinide yanlarında götürmek için poşet içine doldurup okulun önüne bıraktıkları, suça sürüklenen çocuk …’in miktarı tesbit edilemeyen bir kısım parayıda aldığı, akabinde adı geçen okulda hırsızlık yapıldığını öğrenen kolluk güçlerinin olay yerine gelmesi üzerine suça sürüklenen çocuğun yakalandığı, arkadaşları olan … ve …’in ise kaçtıkları olayda, mahkemenin kamu malına zarar verme ve kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçlarının oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına yetecek ölçüde delil bulunması ve bu kapsamda mahkemece yasal ve yeterli gerekçeyle hüküm kurulmuş olması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
Sosyal inceleme raporu tanzimi sırasında suça sürüklenen çocuğun annesinin alınan beyanında, oğlunu psikiyatri servisine götürdüğünü ancak doktor tarafından verilen ilaçları kullanmadığını belirtmesi karşısında; Adli Tıp Kurumu veya yetkili sağlık kuruluşundan suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı konusunda rapor alındıktan sonra sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 27.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.