YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7271
KARAR NO : 2013/12002
KARAR TARİHİ : 27.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık …’in de anneleri adına kayıtlı olup kullananlar arasında bulunduğu bildirilen katılan …’nın taşınmazına komşu tarlada ekili olan buğdayın biçilmesi için kiralanan biçerdöver’in suç tarihinden önce mahkeme kararı ile geçit hakkı tesis edildiği savunulan 20 no’lu parselin batı kısmındaki yoldan geçerken hemen yol kenarında dikili 10 cm. çapı bulunan kavak ağacını çiğnemesi veya sanığın bu ağacı kesmesi-kestirmesi eyleminin “nitelikli mala zarar verme” suçunu oluşturduğu, bu eylem sonrası taraflar arasında çıkan tartışmada ise tüm sanıkların müştekiler … ve …’ı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde darp etmelerinin ise “kasten yaralama” suçlarını oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
I-Müşteki-katılanlar … ve …’ın tüm sanıklar hakkındaki şikayetçilerinden vazgeçtiklerine dair 26.4.2013 havale tarihi dilekçeleri karar tarihi ve tebliğname tanzimi sonrası dosyaya intikal etmiş bulunmakla; sanıklara yüklenen ve TCK’nın 86/2. maddesinde tanımlanan “kasten yaralama” suçlarının kovuşturulması şikayetin varlığı ve devamına bağlı
suçlardan olması nedeniyle sanıklar hakkında “kasten yaralama” suçlarından açılan kamu davalarında TCK’nın 73/4 ve CMK’nın 223/8 maddeleri uyarınca “düşme” kararı verilip verilmeyeceğinin takdirinde zorunluluk bulunması,
II)Sanık …’in kardeşi …’ın 7.10.2010 tarihli sorgusunda ve 2.6.2010 tarihli polisteki ifadesinde, annelerine ait olduğunu söylediği taşınmazdaki buğdayı biçtirmek için soyadını bilmediği … adlı kişinin biçerdöveri ile olay yerine kardeşi … ile birlikte geldiğini, katılan …’nın 20 no’lu komşu taşınmazın batı kısmında mahkeme kararı ile oluşturulmuş geçit hakkı tesis edilmiş yoldan biçerdöverin geçerken yol kenarında bulunan kavak ağacının yol darlığı nedeniyle çiğnemek zorunda kaldığını söylemesi, bu anlatımın zaman-yer-kişi bakımından diğer sanıklarca doğrulanması ve sanık …’in olay yerine geldiğinde “ağaçlara zarar verilmesi aşamasının tamamlanmış olduğunu” savunması karşısında;
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; öncelikle sanık …’in annesine ait olduğu bildirilen tarlanın tapu kaydı ve komşu parselleri de gösterir şekilde krokisinin temin edilmesi, tarafların birbirleri ile akrabalıklarının bulunup bulunmadığının araştırılması, katılan …’ya ait 20 parselde tesis edildiği savunulan “geçit hakkına” ilişkin hukuk dosyasının getirtilip incelenmesi, kesildiği iddia olunan ağacın geçit hakkı tesisi aşamasında “yol üzerinde dikili” görünüp görünmediği üzerinde durulması, biçerdöver sürücüsü olduğu anlaşılan … ile sanık …’in eşi …’in olayın başlangıcı ve gelişimi hakkında tanık sıfatıyla usulünce dinlenmeleri, sanık …’in biçerdöverin kiralanması, tarladaki buğdayın hasadı hususunda fiili konumunun irdelenmesi toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanık …’in hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde “nitelikli mala zarar verme” suçundan hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.6.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.