Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/14743 E. 2012/19757 K. 25.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14743
KARAR NO : 2012/19757
KARAR TARİHİ : 25.09.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava ve ıslah dilekçesinde vasiyetnameye konu taşınmaza müdahalenin önlenmesi ve 63.102,49 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar dilekçesinde; miras bırakanın 08.11.2005 tarihinde dul olarak vefat ettiğini, ölümünden önce … 1.Noterliğinde düzenlediği 07.02.2002 tarihli vasiyetnamede; dava konusu … Mahallesi 52 Pafta, 241 Ada, 23 nolu parselde kayıtlı” 4 numaralı dükkanı davacılara bıraktığını; davalı tarafça açılan vasiyetnamenin iptali davasının redle sonuçlanıp kesinleştiğini; vasiyetnamenin açıldığı tarihten itibaren, taraflarına ait olan taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını iddia ederek; davalı tarafından yapılan müdahalenin men’i ile haksız işgal sebebiyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 1000 TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Islah dilekçesi ile ecrimisil talebi 63.102,49 TL’ye yükseltilmiştir.Davalı vekili, mahkemenin görevsiz olduğunu belirtmiş, esası bakımından da davanın reddini istemiştir.Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Davada; vasiyetnameye konu taşınmaza; davalının vaki müdahalenin men’i ile, haksız kullanımı nedeniyle ecrimisil talep edilmiştir.Miras bırakanın, 07.02.2002 tarihli vasiyetnamesinde; “…ben öldükten sonra, (2/268) arsa paylı (4) bağımsız bölüm numaralı dükkanımın tamamının oğlum …’un çocukları olan torunlarım …, … ve … …’a eşit hisseler nisbetinde kalmasını, vasiyet ediyorum” denilmektedir.Kural olarak, muris, ölüme bağlı tasarruf ile mirasçı atayabilir veya muayyen mal vasiyetinde bulunabilir (TMK.md; 516-517-519)TMK’nun 599/3 maddesi uyarınca atanmış mirasçılar, mirası, miras bırakanın ölümü ile kazanırlar. Bu kişiler Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından kendilerine mirasçılık belgesi verilmesi ile vasiyetname konusu hakkın kendi adlarına geçirilmesini sağlayabilirler (Tapu Tüzüğü m.21).
Ancak, TMK’nun 517.maddesi uyarınca; muayyen mal vasiyetinde ise; lehine mal vasiyet edilen, miras bırakanın ölümü ile ayni bir hak kazanmış olmaz. Şahsi bir hak kazanır. Başka bir anlatımla, vasiyet edilen mal, lehine mal vasiyet edilene doğrudan intikal etmez. Bu durumda, lehine mal vasiyet edilen, şahsi hakka dayanarak, vasiyetnamede lehine vasiyet edilen malın adına tescili için vasiyetnamenin tenfizi davası açması gerekir.Somut olayda, sözü edilen vasiyetname ile muayyen mal vasiyetinde bulunulmuştur. Davacılar, öncelikle dava konusu taşınmazın adlarına tescilini (açacakları vasiyetnamenin yerine getirilmesi (tenfizi) davası ile) sağlamalılar, bundan sonra (taşınmazın mülkiyeti adlarına geçtikten sonra) davalının, taşınmazı; halâ kullanmaya devam ettiğinden bahisle iş bu men’i müdahale ve ecrimisil talepli davayı açmaları gerekir.
O halde, mahkemece; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler nedeniyle, davacıların; henüz mülkiyeti uyuşmazlık konusu olan taşınmazla ilgili, (vasiyetnamenin tenfizi davası açılıp bir karar alınmadan) men’i müdahale ve ecrimisil davası açmalarının usul ve yasaya aykırı olduğu gözetilmeden; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne dair hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.