Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19978 E. 2013/4299 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19978
KARAR NO : 2013/4299
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinin 01/06/2005 sonrası olması karşısında 5237 Sayılı TCK’nın 58.maddesinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığından ve gerekçeli karar müştekiye tebliğ edildiği halde temyiz edilmediğinden tebliğnamenin 1 ve 2 no’lu maddelerindeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiş olup, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın otosunun bakım ve tamiri için müştekiye bırakarak adını … olarak farklı tanıtması ve araç tamir olduktan sonra almaya gelince, tamir ücreti 795 TL’yi ödemeden, yıkatıp geleyim diye aracı alarak uzaklaşıp dönmemesi şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, ancak.
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 Sayılı Yasanın 53.maddesi 1.fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükümde 5237 Sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulamasıyla ilgili paragrafa 5237 Sayılı Yasanın 53.maddesi 1.fıkrasının a.b.d bendinde yer alan haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 5237 Sayılı Yasanın 53.maddesi 1.fıkrasının c bendinde yer alan haklardan koşullu salıvermeye kadar yoksun bırakılmasına cümlesi eklenmek suretiyle diğer yönleri usül ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi