YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20325
KARAR NO : 2013/4346
KARAR TARİHİ : 11.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, temyize gelmeyen sanık …’ya vefa markası vurulmuş, sahteliği tespit edilen yüzükleri müştekiler … ve …’a satmak için verdiği, sanık …’in 21.11.2006 tarihinde yüzüğün birini kuyumcu dükkanını işleten müşteki …’a sattığı, 27.11.2007 tarihinde ise yine kuyumculuk işi ile iştigal eden müşteki …’a satmak üzere getirdiğinde şüphe üzerine yakalandığı şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; müşteki …’a karşı eylemi nedeniyle kurulan hükümde yer alan “5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 30 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadelerinin yerine, 5237 sayılı TCK’nın 157/1.maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 5 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere sonuç olarak 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ve müşteki …’a karşı eylemi nedeniyle kurulan hükümde yer alan “5237 sayılı TCK’nın 157/1, 35, 62, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 22 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere 440 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadelerinin yerine, “5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 35.maddesi uyarınca 1/4 indirim yapılarak 3 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 4 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere sonuç olarak 60 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.