Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/2005 E. 2013/20907 K. 25.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2005
KARAR NO : 2013/20907
KARAR TARİHİ : 25.12.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, alacağı olan katılandan iade edeceğini söyleyerek kaynak makinesi ve tüpünü aldığı ancak daha sonra alacağını tahsil etmesi halinde iade edeceğini söyleyerek iade etmediği ve kullanıp iade edeceği beyanı ve dolandırıcılık kastı ile makineyi alıp iade etmediği iddia edilen olayda; sanığın savunmasının içeriği ve katılanın 11.02.2009 tarihli celsedeki “….makine çalıştığımız başka bir firmanın, oradan da paramızı alamadık, firma sahibi makineyi satın paranızı alın dedi…” şeklindeki beyanları da dikkate alınarak, makinaların sahibi de dinlenerek sanığın ücret alacağı nedeniyle yargılamaya konu eşyalar üzerinde hak ve pay sahibi olup olmadığının, çalışmasının karşılığında

alacaklı olduğu miktar ile suça konu eşyaların olay tarihi itibariyle satış değerinin ve bu değerin alacaklı olunan miktarı geçip geçmediğinin belirlenerek, sonuçlarına göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayinin gerekeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.