YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/22687
KARAR NO : 2013/21000
KARAR TARİHİ : 25.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılanla komşu olan sanığın, katılanın bahçesinde bulunan çam ağacını kendi alanına girmesi nedeniyle kestirdiği ve bu şekilde mala zarar verme suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; mahkemece ağacın hayatiyetini yitirmemesi nedeniyle suçun oluşmadığı ve kesilen dalların telefon kablosu ve klima cihazına zarar vermesinde ise sanığın kastının olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de; Yargıtay CGK’nun 19/02/2013 tarih ve 2012/9-1473 E, 2013/62 K sayılı ilamında belirtildiği gibi, mala zarar verme suçu genel kastla işlenebilen bir suç olup, suçun oluşması için failin belirli bir amaç ya da saikle (özel kast) hareket etmesine gerek bulunmadığı, sanığın, komşuluk hukukundan kaynaklanan hakkını kullanarak kendi tarafına taşan dalları budamak yerine, 4 adet dalı gövde ile birleştiğ yerden kestirmesi ve düşen dalların da telefon kablosu ile klima cihazına zarar vermesine neden olmaktan ibaret eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğu ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 25/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.