Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1707 E. 2013/21019 K. 25.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1707
KARAR NO : 2013/21019
KARAR TARİHİ : 25.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, yolda giderken kendisini Deniz Aydın olarak tanıtıp katılan ile tanıştığı, akabinde psikolog olduğunu, Ankara ODTÜ Mediko’da çalıştığını, Eskişehir iline 1,5 yıllığına otistik çocuklar için proje amacıyla geldiğini, öğretmen evinde kaldığını söylediği, katılanın da sanığa çalıştığı yer ile ilgili bilgi verdiği, ertesi gün katılanın … yerine gelen sanığın akşama kadar katılanın … yerinde kaldığı, akşam katılan ile birlikte … yerinden çıktıkları, birlikte yolda yürürlerken sanığa 3-4 kez telefon geldiği, her seferinde sanığın telefondaki şahsa “200 TL parasının eksik olduğunu, 1500 TL olan peşinatı ayarladığını ancak yeni geldiği için 200 TL olan eksik parayı bulmaya çalıştığını” söylediği, katılanın sorması üzerine telefonda görüştüğü şahsın ev sahibi olduğunu belirttiği, bu sırada katılandan 200 TL para istediği, katılanın da param yok demesi üzerine telefonla konuşur gibi yaparak “bu 200 TL’yi altın olarak versem kabul eder misin?” dediği, bu görüşme sonunda katılanın sanığa evde 1 adet yarım, 1 adet çeyrek olmak üzere 2 adet altını olduğunu söylemesi üzerine katılan ve sanığın birlikte katılanın evinin yakınlarına kadar
geldikleri, katılanın eve çıkarak evden aldığı 1 adet yarım, 1 adet çeyrek olmak üzere toplam 2 adet, 200 TL değerindeki altınları sanığa verdiği, bu tarihten sonra da sanığın kayıplara karıştığının iddia edildiği olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 25.12.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.