YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19985
KARAR NO : 2013/4293
KARAR TARİHİ : 11.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında TCK’nın 53.maddesi uygulanmamış ise de, infaz aşamasında bu hususta karar alınması mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın kendisine ait 1996 model otobüsü, kasko sigortası 02/05/2006 tarihinde bitmesinden bir gün önce 01/05/2006 de yakarak sigortaya müracaat ile hasarının karşılanmasını istemesi, yapılan araştırmada hasar bedelinin sanığa ödenmemesi şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eyleminin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün ilk bendinde 100 gün karşılığı adli para cezası yerine, 5 gün karşılığı adli para cezası; ikinci bendinde 25 gün yerine, 1 gün karşılığı adli para cezası; üçüncü bendinde, 20 gün yerine 1 gün ve dördüncü bendinde 400, TL yerine 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ibareleri eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/03/2013 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.