YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10335
KARAR NO : 2012/14790
KARAR TARİHİ : 06.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıyla imzaladıkları avukatlık sözleşmesi uyarınca … 5. İdare Mahkemesinde TMSF hakkında tam yargı davası açtığını, ancak davalının 03.08.2006 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla alacağını tahsil edince idare mahkemesinde açılan davanın konusuz kaldığını ve karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, davalının alacağını tahsil etmesine rağmen emek ve mesaisinin karşılığı olan ve ücret sözleşmesinde belirlenen ücretini alamadığını, davalı hakkında icra takibi başlatmasına rağmen davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ileri sürerek, icra takibine haksız itirazın iptali ile davalının % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşme gereği dava yoluyla hak kazanılırsa davacının vekalet ücretine hak kazanacağının kararlaştırıldığını, buna rağmen davacıya harcadığı zaman ve mesaisine karşılık olarak ücret ve masraflar için dava açılmadan önce 15.000,00 TL peşin ödeme yaptığını, bu paranın içinde davacının İzmir 3. İdare Mahkemesinde 5.831,60 TL masraf yapıp, dava konusuz kalıp bittiğinde harcın tamamını “harç iadesi” olarak tahsil ettiği paranın da dahil olduğunu savunarak davanın reddini ve davalının %40 oranında tazminata mahkum edilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davalının takip dosyasında 10.936 TL asıl alacak ve 4.198,53 TL işlemiş faize yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 40’ı oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı avukatın, davalının vekili olarak … 5.İdare Mahkemesinin 2006/2508 Esas sayılı dosyası ile açmış olduğu davada, 29.11.2007 tarihli kararla davacının mevduat hesabında bulunan parasının … Bankası Balçova şubesi tarafından faizi ile birlikte 16.11.2006’da ödendiği anlaşılmakla konusuz kalan dava 2012/10335-14790
Hakkında karar verilmesine yar olmadığına karar verildiği, eldeki davanın vekalet ücretinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali nedeniyle açıldığı anlaşılmaktadır. 16.12.2003 tarih ve 2003/6668 Sayılı Bankalar Kanununun 14.maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, “Bankacılık İşlemleri Yapma ve Mevduat Kabul Etme İzni Kaldırılan T.İmar Bankası A.Ş nezdinde bulunan Tasarruf, Ticari Kuruluşlar ve Diğer Kuruluşlar Mevduatının, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Ödenmesine İlişkin Esas ve Usuller Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı”nın 3.maddesinin a bendinin 2.fıkrasında, “…. hak sahiplerine, ekte yer alan ibraname ve taahhütname alınmak kaydıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ödeme yapılacağı…” hükmüne yer verilmiş olup, hak sahiplerine ödeme yapılması fırsatını doğuran bu hükümden yararlanmanın ön koşulu, madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, ibraname ve taahhütname imzalanmasıdır. Dava konusu olayda da davalı, yasal düzenlemenin sağladığı bu olanaktan yararlanarak, daha önce davacının kendilerine vekaleten açmış olduğu davanın konusunu oluşturan alacağını, 16.11.2006 tarihinde dava dışı TMSF’den haricen tahsil etmiştir. Davalının, alacağına bir an önce kavuşması açısından, dava yoluna göre daha avantajlı olanaklar sunan bu yasal düzenlemenin gerektirdiği şekilde davranmasının, kendi aleyhine sonuç doğurması kabul edilemez. Dava konusu alacağın, yasa gereğince hasım taraftan haricen tahsil edilmiş olması nedeniyle, davalının, vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulması mümkün değilse de, davacı avukatın, vekaletin başladığı tarih itibariyle davalıya sağladığı hukuki yardım nedeniyle sarf ettiği emek ve mesaiye karşılık, hak ve nesafete uygun bir avukatlık ücretini talep edebileceği de kabul edilmelidir. O halde mahkemece, davacı avukatın, davalının vekili sıfatıyla, sarf etmiş olduğu emek ve mesaisi değerlendirilerek, davalının ödeme iddiası hususunda da gerekli araştırma yapılmak suretiyle, davacının hak ve nesafete göre alması gereken vekalet ücreti tespit edilip, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde sözleşmede kararlaştırılan vekalet ücretinden davalının tümüyle sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına bozulmasına, 2. bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 487,10 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 6.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.