YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20226
KARAR NO : 2013/4452
KARAR TARİHİ : 12.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, katılanın şirketinde satış elemanı olarak çalıştığı dönemde, sattığı ürünlerin bedelini borçlulardan tahsil etmesine rağmen, aldığı paraları katılan şirkete teslim etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediği; depoda açık bulunduğunu gerekçe göstererek, hayali veya gerçek kişiler adına düzenleme tarihi ve lehtar kısımlarının bulunmaması nedeniyle özel evrak niteliğinde bulunan sahte senetler düzenleyip, bu senetleri katılana ibraz edip kullanmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Özel belgede sahtecilik suçundan verilen karara yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen cezanın ertelenmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı TCK’nın 51.maddesi yerine 50/1 maddesi yazılmış ise de, bu yanlışlığın mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Farklı gerçek kişiler adına düzenlenen sahte özel belgeler nedeniyle gerçek kişi sayısınca özel belgede sahtecilik suçu oluşacağı gözetilmeyerek yazılı şekilde zincirleme suç hükümleri uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan verilen karar yönelik temyiz incelemesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
5237 sayılı TCK’nın 43/1.maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün birden fazla ihlal edilmesi suretiyle, katılandan değişik tarihlerde olmak üzere ayrı ayrı birden fazla menfaat temin edilmesi karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini hususu aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan “5237 sayılı TCK’nın 155/2, 62, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 304 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere 6.080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadelerinin yerine “5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62.maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2.maddeleri gereğince verilen 4 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere sonuç olarak 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına”, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.