Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20179 E. 2013/4375 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20179
KARAR NO : 2013/4375
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin 09.07.2008 havale tarihli dilekçesiyle temyizden feragat ettiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanık …’nun, acente şirketi olan … Ltd. Şti.nin yetkilisi ve sorumlusu olarak … … A.Ş adına sigortalılardan tahsil ettiği … primlerini, aralarındaki acentelik sözleşmesinin 6. maddesinin (b) bendine göre, en geç 30 gün içerisinde … Şirketine intikal ettirmesi gerektiği halde bir kısım primleri intikal ettirmediği, sanığın tahsil ettiği primleri … Şirketine verdiğine dair herhangi bir belge ibraz edemediği, sigortalılardan muhtelif tarihlerde tahsil ettiği 149.393 TL.den acente sözleşmesi gereğince % 15 komisyon düşüldükten sonra kalan 126.984,2 TL’yi uhdesinde tuttuğu anlaşıldığından, eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suç tarihinin, sanığın eylemini son olarak gerçekleştirdiği 09.08.2005 günü olduğu gözetilerek, hakkında 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümleri doğrultusunda uygulama yapılması gerekirken, yürürlükte bulunmayan 765 sayılı TCK hükümlerinin uygulanması,
2-Sanığın eylemini, katılana karşı aynı suç işleme kararı çerçevesinde değişik zamanlarda gerçekleştirmesi karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı bakımından aynı kanunun 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış haklarının gözetilmesine, 11.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi