Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/17617 E. 2012/2070 K. 06.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17617
KARAR NO : 2012/2070
KARAR TARİHİ : 06.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından hakkında kira alacağına ilişkin icra Takibi yapıldığını,icra takibine yaptığı itiraz sonrasında davalı tarafından açılan itirazın iptali davasında verilen kararın kesinleştiğini, bu karara göre icra takibinin devam etmesi gerektiğini, takip tarihinden itibaren işleyen faizin yasal faiz olması gerekir iken sözleşmede kendisi ile müzakere edilmeden matbu yazılan % 12 faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığını ileri sürerek % 9 yasal faiz üzerinden hesaplama yapılarak belirlenecek miktarı aşan kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine ve fazla tahsilat varsa davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kesin hüküm nedeniyle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere
hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlığın taraflar arasındaki kira alacağına ilişkin olduğu ve 4077 sayılı yasa kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece genel mahkeme sıfatıyla davaya bakılması gerekirken, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla davaya bakılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bent gereğince temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bent uyarınca diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.