Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18520 E. 2013/4514 K. 12.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18520
KARAR NO : 2013/4514
KARAR TARİHİ : 12.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, hakaret, mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında Hakaret ve Kasten Yaralama suçlarından verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih 6217 sayılı Kanunun 26.maddesiyle 5320 sayılı Yasanın geçici 2.maddesi gereğince kesin nitelikte bulunduğundan, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama, hakaret suçlarından kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; Edirne Valiliği İl Özel İdaresinde görevli olan … ve …’ın yol yapım çalışmaları sırasında yol kenarındaki şarampolü yangın ve sel tehlikesine karşı açtıkları, sanık …’in ise yol kenarında tarlasının bulunduğu, yol açma çalışmaları sırasında ekinlerin zarar görmesi üzerine yol açma çalışması yapan … ve …’a saldırdığı, diğer sanıklar … ve …’ın ise kendilerini korumaya kalktıkları, meşru müdafaa durumunda oldukları ve …’e hakaret ettiklerine dair mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığının anlaşıldığı, sanıklar … ve …’ın meşru müdafaa şartları içinde kendilerini savundukları anlaşıldığından kasten yaralama suçundan sanıklara ceza verilmesine yer olmadığına ve hakaret ettiklerine ilişkin bir delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatlerine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur.Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmadığı ve zararı giderdiği anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK’nun 231 maddesi uyarınca hakkında hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.