Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/12219 E. 2012/36518 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12219
KARAR NO : 2012/36518
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın kimlik bilgilerinin gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir bir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın alacaklarına karşılık katılan ve …’na verdiği çekin çalıntı olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı mahkumiyetine dair hükümle ilgili yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık savunmasında, suça konu çeki kendisinin düzenlemediğini, … isimli şahıstan … karşılığında aldığını, çalıntı olduğunu bilmediğini belirtmesi ve …’a ait cep telefonu numarasını vermesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından; suça konu çeki verdiği ileri sürülen … isimli şahsın gerçekte var olup olmadığı, kimlik ve adres bilgisi bulunup bulunmadığı, ilgili kurumlardan araştırılıp, gerekirse zabıta marifetiyle de soruşturularak, belirlenmesi halinde dinlenmesi, sanık ile arasındaki ticari ilişkinin araştırılıp, çekin eline ne şekilde geçtiğinin sorulması, gerekirse imza ve yazı örneklerinin alınıp bilirkişi marifetiyle imza incelemesi yaptırılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Suça konu çekin çalınması olayı ile ilgili yürütülen tahkikat evrakının akıbeti araştırılmadan ve keşideci olarak görünen … dinlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3-5237 sayılı TCK’nun 61/8. maddesine göre, adli para cezası hesaplanırken artırım ve indirimlerin belirlenen tam gün sayısı üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden, belirlenen tam günün aynı yasanın 52/2. maddesine göre bir gün karşılığı tayin olunan miktar ile çarpılarak bulunan değer üzerinden yapılması,
4-TCK’nın 53. maddesi uygulanırken, bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen “velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma yetkisi”nden münhasıran “kendi alt soyu bakımından” şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.