YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20218
KARAR NO : 2013/4455
KARAR TARİHİ : 12.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, kahvehanede oturduğu sırada kendisini … olarak tanıtan bir kişinin yanına bir çocukla birlikte gelerek, yolda kaldığını, paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi nedeniyle katılanın bir miktar para verdiği, daha sonra aralarında sohbet başladığı, bu kişinin, bir akrabasının koyunları olduğunu, alacak kimse bulunup bulunmadığını sorduğu, katılanın böyle biri olmadığını söylediği, peşin para istenmediğini öğrenince koyunları almaya karar verdiği, bu kişinin ordan ayrıldığı ve katılanı Denizli ili Ortaca ilçesine çağırdığı, burada amcasının oğlu ve koyunların sahibi olarak tanıttığı sanık …’la görüştüğü, ertesi gün tarafların kahvehanede buluştukları, sanık …’nun kahvehanedekileri arabayla alıp yaylaya götürdüğü, uzunca bir yürüyüşten sonra koyunların olduğu yere vardıkları, katılanın, sanık …’ye önce 900 TL verdiği, daha sonra bankadan çekmek suretiyle 3.090 TL verdiği, İrfan isimli temyiz dışı kişinin, kamyon getirme bahanesiyle olay yerinden uzaklaştığı, sanıkların da, katılanı araca bindirerek koyunların yanına getirdikleri, bir bahaneyle katılanı araçtan indiren sanıkların olay yerinden kaçarak uzaklaştıkları, katılanın yaptığı araştırmada, kendisine satılan koyunların başkasına ait olduğunu öğrendiği, sanıkların katılan tarafından teşhis edildiği, böylece sanıkların hileli hareketlerle haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incilenmesinde;
Üst Cumhuriyet savcısının, 11/06/2008 tarihinde verilen hükmü, 1412 sayılı CMUK’un 310/3 maddesinde belirlenen bir aylık süre geçtikten sonra 24/07/2008 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- O yer Cumhuriyet savcısının ve sanık …’ın temyiz itirazlarının incilenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-Her iki sanık açısından; 5237 sayılı TCK ‘nın 157/1 maddesi gereğince hüküm kurulurken, hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece hapis cezasına hükmedilmesi,
2-Sanık … açısından;dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının ve sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,12/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.