Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/5291 E. 2012/37558 K. 22.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5291
KARAR NO : 2012/37558
KARAR TARİHİ : 22.05.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılan … tarafından müşteki …’ un oto kiralama şirketine kiraya verilen ve buradan da hakkında ayrı bir soruşturma yürütülen … tarafından kiralanan … plakalı araçla katılan …’ ın işlettiği oto galerisine gelerek kendisini …olarak tanıttığı, aracı eşinin alacağına karşılık …’ dan aldığını ve satmak istediğini söylediği, katılan ile yaptıkları pazarlık sonucu 26.500 TL’ ye anlaşmaları üzerine ruhsat sahibi olduğunu söylediği …’ ı arayarak katılanın … yerine çağırdığı, kendisini … olarak tanıtan ve hakkında ayrı soruşturma yürütülen diğer sanığın … adına düzenlenmiş sahte kimlikle noterde araç satışını katılan … adına yaptığı, bunun üzerine katılanın parayı sanık …’ a ödediği, sanıkların gitmesinden sonra katılanın sanık …’ ın … yerinde unuttuğu çanta içerisinde …adına düzenlenmiş ve sanığın fotoğrafının bulunduğu sahte nüfus cüzdanını bulduğu şeklinde gerçekleşen eylemlerin dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, noterlik bir kamu kurumu değilse de, dolandırıcılık suçunun işlenmesinde bir kamu kurumu olan Trafik Tescil Büro Amirliğinin maddi varlığı olan trafik tescil belgesinin kullanılması karşısında eylemin 5237 sayılı TCK’ nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin aynı yasanın 157/1. maddesinin uygulanması ile sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sahtecilik suçu yönünden; sanığın nüfus cüzdanı, trafik tescil belgesi ve noter satışı gibi birden fazla sahte belge kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği, 5237 sayılı TCK’ nın 43. maddesinde “aynı suçun birden fazla işlenmesi” unsur olarak kabul edildikten sonra, “bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri aynı suç sayılır.” hükmünün düzenlendiği anlaşılmakla, cezası ağır olan nitelikli suçtan ceza tayin edildikten sonra 43. maddenin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Adli emanette kayıtlı suça konu sahte nüfus hüviyet cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi yerine, TCK’ nın 54. maddesi gereğince müsaderesine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 4. bendindeki “TCK’ nun 54 maddesi uyarınca müsaderesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “delil olarak dosyada saklanmasına” denilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.