YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16047
KARAR NO : 2022/2399
KARAR TARİHİ : 10.02.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Tüm dosya kapsamına göre; 15.03.2016 tarihinde … Ortaokulunda meydana gelen patlamayla ilgili yapılan ihbarda, sanık …’nın da eylemin içerisinde bulunduğunun bildirilmesi üzerine, sanığın evinde yapılan aramada örgütsel içerikli resmin ele geçirilmesi ve Facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde bulunan kişisel hesabından, terör örgütü PKK/YPG lehine bir çok paylaşımda bulunması nedeniyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında yürütülen soruşturma neticesinde, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan kamu davası açıldığı, ilgili iddianamede atılı suçu oluşturduğu belirtilen, terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapmaya ilişkin bir çok eylemle birlikte, Dairemizce yapılan temyiz incelemesine konu yargılamanın esasını oluşturan eylemlerin de gösterildiği, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli 2016/220 Esas 2016/251 sayılı Kararıyla, temyize konu eylemler de değerlendilerek, sanık hakkında 3713 sayılı Yasanın 7/2. maddesinde düzenlenen terör örgütü propagandası yapmak suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, ayrıca alenen suç işlemeye tahrik suçundan suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmış ise de; 5271 sayılı CMK’nın 225/2. maddesine göre, mahkeme Cumhuriyet savcılığı tarafından iddianamede gösterilen sevk ve nitelendirmeyle bağlı olmayıp, fiilin niteliğini belirleyerek, hüküm kurması gerektiği, ağır ceza mahkemesinin CMK’nın 225/2. maddesindeki ”Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” şeklindeki düzenlemeyi nazara almadan yapmış olduğu
suç duyurusu üzerine, sanık hakkında Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/22 Esas sayılı dosyası nezdinde yapılan yargılama neticesinde, sanığın ”Terör örgütleri mensuplarınca düzenlenen ateş yakılıp barikat kurulduğu görülen ve yüzü kapalı terör örgütü mensuplarının bulunduğu fotoğrafa “bir kürt atasözü derki: sakla benzin dolu şişeyi gelir polis eşeği, eğer atmazsan şişeyi yersin polis fişeği” şeklinde ve “bir gerilla olmak vardı şimdi, Cudi’de, Gabar da, Zakros da , Zap ta ve bir gerilla yüreği ile savaşmak vardı kahramanca” şeklinde yorum yazısı yazma,” şeklindeki eyleminin suç işlemeye tahrik suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği, ancak sanığın üzerine atılı eylemin 3713 sayılı Yasanın 7/2 maddesinde düzenlenen terör örgütünün cebir, şiddet, tehdit içeren eylemlerine başvurmayı teşvik edici propaganda niteliğinde olup Terörle Mücadele Kanunu kapsamında kaldığı, bu suçla ilgili de daha önce ağır ceza mahkemesi tarafından hüküm kurulduğu, buna göre ilk derece mahkemesince açılan mükerrer davanın CMK’nın 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir.” hükmü uyarınca reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yargılamaya devam edilerek mahkumiyet hükmü kurulduğu, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün bu sebeple bozulması yerine yazılı şekilde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca dosyanın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 10.02.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.