YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11592
KARAR NO : 2012/14405
KARAR TARİHİ : 01.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalı şirket tarafından satılan ilaçlar nedeniyle … bakanlığı hesap Uzmanları, Başbakanlık teftiş kurulu ve SGK müfettişleri tarafından müştereken hazırlanan raporla davalı şirkete 269.076, 56 TL.sı asıl alacak olmak üzere toplam 512.749, 30 TL yersiz ödeme yapıldığını, bu paranın tahsili için davalı hakkında icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, 01.01.2003 tarihine kadar davalı ile yapılan sözleşmelere dayalı ilaç satışı olduğunu, bu tarihten sonra düzenlenen hiçbir ihaleye katılmadıkların ancak davacının talebi üzerine davacıya sipariş ve pazarlık usulü satışın yapıldığını, davacı tarafından dava konusu alacağın hesaplamasında hangi ilaçların hangi fatura ile bakanlar kurulu kararnamesinden fazla fiyatla satıldığının açıklanmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davacı kurum rehberlik ve teftiş başkanlığınca hazırlanan teftiş raporunda “Türkiye’ de imal edilen tıbbi ve ispençiyari müstahzarlarla galenik preparatlar ve kodeks ampullerinin ve ithal edilen ilaçların fiyatlarına dair” 06.02.2002 tarih ve 2002/4331 karar sayılı bakanlar kurulu kararına dayalı olarak davalı şirketin 2003 yılı satışları üzerinde yapılan incelemede, ilgili bakanlar kurulu kararında izin verilen karlılık oranının münferit ilaç bazında olmak üzere Aspartil tablet, Dilopin 10 mg ve Dilopin 5 mg ilaç kalemleri yönünden toplam 269.076, 56 TL aşıldığının tespit edildiği belirtilerek bu bedelin davalı
2012/11592-14405
şirketten kamu zararı olarak tahsili talep edilmiştir. Davalı vekili tarafından yapılan savunma kapsamında dosyaya ibraz edilen 16.05.2011 havale tarihli dilekçe ekinde sunulan belgelerde, dava konusu üç kalem ilaca ilişkin davalı şirketin davacı kuruma ecza depoları tarafından yapılan satışlar yoluyla 2.729.68 TL, sözleşmeli eczaneler tarafından yapılan satışlar yoluyla 884.780, 73 TL ve doğrudan davacı kuruma yapılan satış olarak 96.162, 16 TL olmak üzere toplam satış miktarının 983.672, 57 TL olduğu bildirilmek suretiyle davalı tarafından davacıya 983.672, 57 TL bedelli ilaç satışı yapıldığı kabul edilmiştir.
Mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda davalı şirket tarafından davacıya doğrudan satışı yapılan 96.162, 16 TL bedelli ilaçlar yönünden hesaplama yapılarak bu kısım yönünden davanın kısmen kabul edildiği, davacı kuruma ecza depoları ve sözleşmeli eczaneler aracılığıyla satılan ilaçlar yönünden ise herhangi bir hesaplama yapılmadığı anlaşılmaktadır.
06.02.2002 tarih ve 2002/4331 karar sayılı bakanlar kurulu kararında ilaç imalatçılarının yıllık karı firmanın yıllık satış gelirinin % 15′ ini, münferit ilaçlar için ise ilacın yıllık satış tutarının % 20’sini geçemeyeceği, depocu satış fiyatı imalatçı satış fiyatına azami % 9, perakende satış fiyatı da depocu satış fiyatına azami % 25 ilave edilerek bulunacağı, bu oranların azami olduğu, … bakanlığının daha düşük oranlar belirleyebileceği şeklinde düzenlemeye gidildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalı şirket tarafından davacı kuruma doğrudan ve dolaylı olarak sözleşmeli eczaneler ile ecza depoları tarafından satışı yapılan tüm ilaç bedelleri yönünde ilgili bakanlar kurulu kararında izin verilen karlılık oranlarının aşılıp aşılmadığının tespit edilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle davalı şirket tarafından davacı kuruma sözleşmeli eczaneler ve ecza depoları yoluyla yapılan satışlara ilişkin olarak, ilgili bakanlar kurulu kararında belirtildiği şekilde … Bakanlığınca daha düşük karlılık oranları belirlenmediğinin tespiti halinde bakanlar kurulu kararında belirtilen oranlar gözetilerek yapılacak hesaplama sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 4.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.