Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/11235 E. 2012/21359 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11235
KARAR NO : 2012/21359
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı; Banka ile davalı arasında Tüketici Kredisi Borçlanma ve Rehin sözleşmesi imzalanarak davalıya kredi açıldığını, davalının … bu sözleşme yükümlülüklerine yerine getirmemesi üzerine kredi hesabı kat edilerek borçluya ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine icra takibine başlandığını, ancak davalının söz konusu takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduğunu, davalının itirazında haksız olduğunu belirterek davalının haksiz itirazının iptali ile takibin devamına, %40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 67. maddesine dayalı itirazın iptaline ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, süresinde ödenmeyen Tüketici Kredisi borcundan kaynaklanan alacak miktarı ile temerrüt faizinden kaynaklanmaktadır. Davacı, davalının kullandığı tüketici kredisi taksitlerinin aksatılması nedeni ile kat ihtarı gönderilerek takip başlatıldığını ancak davalının başlatılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek vaki itirazının iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 10. maddesinde temerrüt için, “tüketicinin birbirini izleyen en 2012/11235-21359
az iki taksiti ödemede temerrüde düşmesi yanında bir haftalık süre verilerek muacceliyet uyarısında bulunulması” gerektiğine ilişkin düzenleme getirilmiş olup, , davacı bankanın bu hükme uymadan hesabı kat ettiği, davacı bankanın kanunun emredici hükmüne aykırı olarak düzenlediği ihtarı icra takibine dayanak yapmasının MK 2. madde hükmüne aykırı görüldüğü ve de takip tarihine kadar ödenmeyen taksit miktarlarının hesaplanıp hükmedilmesi halinde ise, davacı bankanın dürüstlük anlayışına ters düşen davranışından kendi lehine sonuç çıkarmış olacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
4077 sayılı yasanın 10. maddesini değiştiren 4822 sayılı yasa, 6.3.2003 tarihinde kabul edilmiş olup, 14.6.2003 tarihinde de yürürlüğe girmiştir. Bu madde emredici bir hüküm olup usulüne uygun çekilmeyen ihtar ile davacının temerrüde düştüğünden bahsedilemez. Dolayısı ile çekilen ihtarın hüküm doğurmayacağı ve vadesi gelmeyen taksitlerin muaccel olmayacağı anlaşılmakta ise de, davacının ancak muaccel olan alacaklarını isteyebileceği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece taraflardan bu konuya ilişkin delilleri sorulup, davalının takip tarihine kadar ödemediği taksitlerin belirlenerek bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 27.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.