YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8894
KARAR NO : 2012/15075
KARAR TARİHİ : 11.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 01.12.2007 tarihinde …’a geldiğini, gece konaklamak için davalı şirkete ait otele gittiğini, 80 TL oda ücretini kredi kartı ile ödediğini, bu esnada davalı otel çalışanı diğer davalı …’ın kendisini oyalayarak şifreyi ve kartı alıkoyduğunu, kartı unuttuğunu fark etmediğini, kendisinin durumu daha sonra kart ekstresi geldiğinde hatırladığını, dava dışı bankaya bu nedenle toplam faiz dahil 9.100 TL ödemek zorunda kaldığını, davalı …’ın kartı kullandığını itiraf ettiğini, parayı ödeyeceğini belirttiğini kısmi ödeme yapıldığını ancak bakiye 7500 TL nin ödenmediğini belirterek, en yüksek ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı … cevap vermemiş, diğer davalı şirket ise davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın Kabulüne, 7.500 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan
2012/8894-15075
taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı Şirket arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde hizmet sözleşmesi bulunmakta olup, diğer davalı … ise davalı şirketin çalışanı konumundadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi veya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla davaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.