Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/13680 E. 2012/37937 K. 28.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13680
KARAR NO : 2012/37937
KARAR TARİHİ : 28.05.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının temyiz incelemesinde;
Sanığın atılı suçu işlediğini gösterir yeterli, kesin, inandırıcı her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda, maddi durumu iyi olmayan ve sosyal güvencesi bulunmayan sanık …’ın akrabası olan diğer sanık …’ın sağlık karnesini alarak doğum nedeniyle hastaneye başvurduğu, aynı gün hastanede doğumun gerçekleştiği, sanığın, kendisini ve doğacak çocuğunu muhakkak bir tehlikeden kurtarma zorunluluğu karşısında, bu yaşamsal tehlikeden korunmak ve doğumu gerçekleştirmek amacıyla, başkasına ait sağlık karnesini kullandığı bu halde sanığın eyleminin TCK’nın 25/2.maddesi kapsamında kaldığı,bu nedenle 5271 sayılı CMK’nın 223/3-b maddesi gereğince sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hüküm fıkrasından “sanık …’ın unsurları oluşmayan üzerine atılı suçtan beraatine” dair kısım çıkartılarak yerine “sanık … hakkında 5271 sayılı CMK’nın 223/3-b maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.