Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/8403 E. 2022/142 K. 10.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8403
KARAR NO : 2022/142
KARAR TARİHİ : 10.01.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil (Tavzih İstemi)

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan tavzih istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, talebin reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Tavzih talebinde bulunan davalı vekili; mahkeme kararına dayanak olarak kabul edilen ve bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan raporlarda dava konusu … İli, … Köyü (Mah.) 7380 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 1946 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde kaldığı ve bu hususun Resmi Gazete’de yayınlanarak kesinleştiği, 1952 yılında yapılan maki tefrik çalışmalarında koruma makiliği olarak belirlendiği, 1989 yılında kesinleşen 6831 sayılı Yasa’nın 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirtildiğini, yani dava konusu taşınmazın önceden orman iken Orman Yasası’nın 2/B madde uygulaması ile ormandan Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, buna rağmen mahkeme kararının hüküm fıkrasında, dava konusu taşınmazın koruma makiliği kapsamında kaldığı gerekçesiyle tapusunun iptali ile Hazine adına koruma makiliği olarak tesciline karar verilmiş olduğunu, kararın temyizi sonunda kararın onanmak sureti ile kesinleştiğini, taşınmazın orman sınırları dışına çıkarıldığını, Orman Yönetiminin de herhangi bir davasının bulunmadığını, gerekçeli kararda taşınmazın daha önce (1952 yılında) koruma makiliği sınırları içerisinde kaldığının belirtilmiş olmasına rağmen, 1989 yılında 2/B maddesi ile ormandan Hazine adına çıkarıldığının belirtilmemiş olması, dosyadaki bilirkişi raporlarının kararda ayrıntılı olarak yazılmamış olmasının kararın açıkça anlaşılmasına engel olduğunu, dava konusu yer 1952 yılında muhafaza makiliği olarak belirlenmiş olsa da daha sonra 1989 yılında 2/B maddesi uygulaması ile ormandan hazine adına çıkarılmış olduğunu, ormandan çıkarılan bir yerin artık muhafaza makiliği veya orman olamayacağını, 6292 sayılı Yasa hükümlerine göre müvekkilin taşınmazın tapusunun iadesi için Milli Emlak Müdürlüğüne başvurduğunda hüküm fıkrasında muhafaza makiliği ibaresi olmasının daha sonra 2/B ile ormandan Hazine adına çıkarılmış olduğunun belirtilmemiş olması nedeniyle tereddüt oluşmuş ve iade işleminin yapılamamış olduğunu, bu nedenlerle Mahkeme kararının yanlış anlaşılmasındaki tereddüdün ortadan kaldırılması için Mahkeme kararının tavzihi ile dava konusu taşınmazın 1946 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdidinde orman sınırları içinde kalması, 1952 yılında muhafaza makiliği kapsamında kalması ve 1989 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış olması nedeniyle davalı adına kayıtlı olan tapusunun iptali ile Hazine adına tescil kararı verildiğinin şerh verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi Baykan Araslı’nın 30.03.2001 tarihli raporunda davaya konu taşınmazın 1989 yılında 6831 sayılı Orman Yasa’sının 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B maddesi uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış olduğu belirtilmiş ise de öncelikle … bu davadaki talepler içerisinde taşınmazın 6831 sayılı Orman Yasa’sının 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B maddesi uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış olması nedeniyle şerh verilmesi olmadığından talebi aşar karar verilemeyeceği, aynı zamanda tavzih kararı ile tarafların yükümlülükleri değiştirilmeyeceği gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan tavzih talebinin reddine ilişkin 03.07.2018 tarihli ek kararın ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince … ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, 10.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.