YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18271
KARAR NO : 2012/21351
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı … ve … yönünden davanın kabulüne diğer davalılar hakkındaki davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar … ve … avukatınca duruşmalı davacı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan asil … ile vekili avukat … geldi, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; Davalı … ile aralarında yapılan 18.12.1992 tarihli kira kontratı ile, davalı … ait taşınmazı 01.01.1993- 31.12.2008 tarihleri arasında kiraladığını, kiraladıktan sonra taşınmaza kavak ağaçlarını diktiğini ve yıllar boyunca bu kavak ağaçlarının bakımını yaptığını fakat 2007 yılının 3.ayında kavak ağaçlarının diğer davalı … tarafından kesildiğini ve dava dışı bir kişiye satıldığını öğrendiğini, yine taşınmazın davalı …’ın eşi olan öteki davalı … adına tescilli olduğunu, mahkeme kanalı ile kavak ağaçlarının değerinin tespit edildiğini belirterek uğradığı zarar dolayısıyla fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak 19.639,00 TL.nin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
2011/18271 2012/21351
Davalı …’ın vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiş olup, dahili davalılar, tarlanın 2003 yılında …’e satıldığını, söz konusu kavaklar kesilinceye kadar da davacı tarafından kavakların bakımının yapıldığını, kavakların davacıya ait olduğunu davalıların bildiğini belirterek kendileri yönünden davanın reddine karar verilmesini dilemişlerdir.
Davalılar … ve … ise; davayı kabul etmediklerini, davacı ile davalı … arasındaki kira kontratının tapuya şerh verilmediğini, bu nedenle kestikleri kavak ağaçlarının davacıya ait olduğunu bilmediklerini belirterek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, ‘2003 yılında taşınmazın davalı …’e satıldığı ve taşınmazın … ile bir bağlantısının kalmadığı, yine kavak ağaçlarının kesildiği tarih de göz önüne alındığında dahili davalıların bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle’ dahili davalılar yönünden davanın reddine, davalı … ve … yönünden davanın kabulü ile 19.639,00 TL alacağın dava tarihi olan 25.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve … ‘ den alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ile davalılar … ve … … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; davacı ile … arasında, yapılan 18.12.1992 tarihli kira kontratı ile, 01.01.1993- 31.12.2008 tarihleri arasında davalı … ait taşınmazın davacı tarafından kullanıldığı, kiralandıktan sonra davacı tarafından taşınmaza kavak ağaçlarının dikildiği ne var ki kira süresi sona ermeden 2007 yılında . kavak ağaçlarının davalı … tarafından kesilerek dava dışı bir kişiye satıldığı dosya kapsamına göre sabit olup, esasen bu husus tarafların ve mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık, taşınmaz içinde bulunan kavak ağaçlarının davalılar … … ve … tarafından zaptedilmesi nedeni ile taşınmazı kiraya veren davalı …’ın sorumlu tutulup tutulmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içerisinde bulunan kira sözleşmesi ve tapu kaydı incelendiğinde, taşınmazın 2003 yılında davalı … tarafından davalı …’e resmi olarak devrinin yapıldığı anlaşılmış ise de, davaya konu edilen taşınmazın 01.01.1993- 31.12.2008 tarihleri arasında kira bedeli peşin 2011/18271 2012/21351
olarak ödenmek suretiyle davacı tarafından kiralandığı anlaşılmaktadır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nun 253.maddesinde, kiraya verenin Zapta karşı tekeffül sorumluluğu düzenlenmiş olup, anılan madde de “Üçüncü bir şahıs, mecur üzerinde müstecirin haklariyle telifi kabil olmayacak bir iddiade bulunduğu takdirde; mucir, müstecirin ihbarı üzerine muhasamayı deruhte ve müstecirin akit mucibince mecurdan intifaına halel gelmiş ise tazminat itasiyle mükellef olur.” yazılı olup, hal böyle olunca kira dönemi içerisinde meydana gelen olay nedeni ile kiraya veren sıfatıyla davalı …’in sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin açıklanan bu ilkeler doğrultusunda davalı … mirasçıları olan dahili davalıların diğer davalılar ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğuna karar vermesi gerekirken yazılı gerekçe ile dahili davalılar yönünden davanın reddine karar vermiş bulunması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle, davalıların temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 3.bentte belirtilen nedenle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılan 851,15 TL kalan harcın davalılardan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 27.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.