YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20262
KARAR NO : 2012/5407
KARAR TARİHİ : 05.03.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı şirkete ait alışveriş merkezinde alışveriş yaptığı sırada çantasının çalındığını, başka bir müşterinin de para çantasının çalınması nedeniyle kapıların kapatıldığını ancak başka bir işlem yapılmadan kapıların tekrar açıldığını, çantasında 240 TL,40 Euro,cep telefonu ve bir çift altın küpe bulunduğunu toplam maddi değerin 500 TL olduğunu,ayrıca çantasında bulunan pasaport, nüfus cüzdanı ve banka kartlarının çalınmasından dolayı yeniden çıkartılmasındaki güçlüklere dayalı olarak 10.000 TL manevi tazminat talep ettiğini belirterek; 500 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, mağazada gerekli güvenlik önleminin alındığını, zararın oluşumunda bir kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacının çantasından çalındığını iddia ettiği eşyaların kişinin yanında mutad olarak bulundurabileceği miktar ve neviden olmasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının, alışveriş yaptığı sırada para ve eşyalarının bulunduğu çantasını market arabasına asmak 2011/20262 2012/5407
suretiyle arabanın yanından ayrılarak çantanın çalınmasına neden olmasından dolayı maddi tazminata ilişkin mevcut zararda müterafik kusurunun bulunduğu da gözetilmek suretiyle kusuru oranında indirim yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-B.K’nun 49. maddesi uyarınca kişisel çıkarları haleldar olan kimse manevi tazminat isteyebilir. Böyle bir kimseye tazminat adıyla bir miktar para ödenmesi ruhsal acıların kısmende olsa giderilmesi amacını taşır. Yine M.K’nun 24. maddesine göre de kişisel hakları hukuka aykırı olarak tecavüze uğrayan kişi de ancak yasanın gösterdiği hallerde manevi tazminat isteyebilir. Her iki yasa maddesi de kişisel varlığı amaçlamıştır. Kişilik hakları kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlar. Bu hak insanın doğuştan kazanılan ve kişiye bağlı olan bir haktır. Hayat, beden ve ruh tamlığı, vicdan, din, düşünce ve ekonomik çalışma özgürlüğü, şeref, haysiyet, itibar, ün, ad, sır ve resim kişisel varlıktır. BK.’nun 49. maddesi uyarınca manevi tazminata hükmedilebilmesi için az yukarıda açıklandığı şekilde kişisel yararların haleldar olması gereklidir. Somut olayda, davacının çalınan eşyalarının ayrıca bir manevi değerinin olduğu dolayısıyla kişisel yararların ihlal edildiği ispat edilemediğine göre yasal şartları oluşmadığı anlaşılan manevi tazminat talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde manevi tazminata hükmolunmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 5.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.