YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19517
KARAR NO : 2012/4711
KARAR TARİHİ : 28.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, … ili, … ilçesi, … ada … parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde inşa edilen binanın … blok …. giriş … nolu dairesini 29/06/2005 tarihli sözleşme ile davalılardan satın aldığını, davalıların 29/06/2005 tarihli sözleşmeye satıcı sıfatı ile imza attıklarını, yaptığı sözleşme gereği dairenin tamamı 75.000 TL olup 29/06/2005 tarihinde 30.000 TL elden davalılara ödendiğini, sözleşme gereği dairenin anahtar teslimi 20/02/2006 tarihinde yapılacağı, verilen tarihte daire teslim edilmediğini, bu nedenle bu alım satımdan vazgeçtiğini, davalıların 28/01/2008 tarihinde kendilerine ödediği 30.000 TLsini 40.000TL olarak 28/01/2008 tarihinde ödemesi gerekirken herhangi bir ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 30.000 TL alacağı ile bugüne kadar birikmiş faiz miktarı 37.800 TL olmak üzere toplam 67.800 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 30.000 TL alacağın davacının bedeli iade talep ettiği tarih olan 28/01/2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet
piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin diğer bir anlatımla tüketici işleminin olması gerekir. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Somut olay değerlendirildiğinde, davacının dosya kapsamına göre müteahhit olan davalılardan satın aldığı dairenin teslim edilmemesi nedeniyle bu davayı açtığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın konut satışından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın bu niteliğine göre, davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Bu durumda mahkemece ara kararıyla tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1 no’lu bentte yazılı nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 2 no’lu bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 28.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.