Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/14118 E. 2012/19222 K. 12.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14118
KARAR NO : 2012/19222
KARAR TARİHİ : 12.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tüketicinin açtığı tüketici kredisinden kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı bankadan 70.000,00 TL konut kredisi kullandığını, haksız olarak dosya masrafı adı altında 3.783,40 TL’ nin kendisinden tahsil edildiğini belirterek bu bedelin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu yapılan bedelin sözleşmeye dayalı olarak tahsil edildiğini söyleyerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve “Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyiniyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü 2012/14118-19222
Ona aittir. 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde “satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır” hükmü getirilmiştir.
Somut olayda, davalı savunmasında, davacının 3.783,40 TL kesintiye ilişkin meblağın, 883,40 TL’ sinin müşterinin rızası ile yapılmış olan 120 aylık hayat sigortası ücreti olduğunu, müşterinin bilgisi ve talebi üzerine 2.10.2009 tarihinde kalan anapara üzerinden faiz oranı 1,37 iken bu oran 1.09′ a çekilerek konut kredisi refinansmanının yapıldığını ve anaparanın %2 ‘ si oranında … dahil 1.380,99 TL tahsil edildiğini, yine 19.8.2010 tarihinde müşteri isteğiyle kalan anapara tutarı olan 65.907,889 TL üzerinden faiz oranı 0,86′ ya çekilerek refinansman işlemi yapıldığını, müşteriye refinansman öncesi verilen bilgi neticesinde müşteri tarafından 1.500,00 TL yatırıldığını, tahsil edilen 1.317,00 TL’ nin … olarak ayrılarak hazineye aktarıldığını, 183,00 TL’ nin ise işlem komisyonu olarak şube gelirlerine atıldığını beyan etmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, davalı banka, sadece kredinin verilmesi ve yapılandırılması için belgeli maliyet ve zorunlu olan masrafları tüketiciden isteyebilir. Kredi verilmesi ve yapılandırılması için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükü ise davalı bankaya aittir. Aksi halde, maktuen belirlenen bir miktarın tüketiciden alınacağına dair hükmün yukarıda açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğunun kabulü gerekir. Öyle olunca, mahkemece, davalı bankadan bu yönde delilleri sorulduktan sonra, konusunda uzman bilirkişi ya da heyetinden kredinin kullanılması ve yapılandırılması için zorunlu masrafların neler olduğunun ve miktarının tespiti için rapor alınması,davacının kullandığı kredi için yaptığı masrafları talep edip edemeyeceği hususu da tartışılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ,11.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.